Site Haritası
Kur'an-ı Kerim
Hadis-i Şerif
Hz. Mevlana
Eserleri
Seyyid Burhaneddin
Bahâeddin Veled
Şems-i Tebrizi
Selahaddin Zerkubî
Sultan Veled
Hüsâmeddin Çelebi
Hz.Mevlâna Dergâhı
Sema
Adab ve Erkan
Yolun Mertebeleri
Çelebilik
Mevlevi Ayinleri
Mevlana İhtifalleri
Akademik
Yükle
Hizmeti Geçenler
Mesnevi Sohbetleri
Mesnevi Hikayeleri
Sesli Kitaplar
Fihimafih Okumaları
Duyuru&Etkinlik
Haberler
Semazen Video
Semazen Radyo
E-Kart
Projelerimiz
Foto Galeri
Soru ve Cevaplar
Keşkül Dergisi
Linkler
KONYA
Evrad-ı Şerif
Dinletiler
Bağış



 

Google

Kur'an-ı Kerim

Dinleyelim


Hz. Mevlânâ'nın eserlerinden hangisini okudunuz?
Mesnevi
Divan-ı Kebir
Fihimafih
Mecalis-i Seba
Mektubat
Birkaçını
Hiç Birini
 
Güncel Haberler

Şevk-ü Tarâb Mevlevî Âyin-i Şerîfi

Hz. Mevlana'nın 737. Vuslat yılında Ali Nutkî Dede'nin Şevk-ü Tarâb Mevlevî Âyin-i Şerîfi icra edilecek.

12 Kasım 2010

Hz. Mevlana'nın 737. Vuslat Yıl Dönümü etkinliklerinde bu yıl Ali Nutkî Dede'nin Şevk-ü Tarâb  Mevlevî Âyin-i Şerîfi icra edilecek.

Mevlana Kültür Merkezi'nde, Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu'nun  düzenleyeceği Mevlevî mukabelesinde bu yıl Ali Nutkî Dede'nin Şevk-ü Tarâb  Mevlevî Âyin-i Şerîfi icra edilecek.

Ali Nutkî Dede

Yenikapı Mevlevîhanesi şeyhlerinden Kütahyalı Ebu Bekir Dede Efendi’nin büyük oğlu olan Ali Nutkî Dede, 27 Temmuz 1762 de Mevlevîhane civarındaki evlerinde doğmuştur. Dedesi Halveti şeyhlerinden Ahmed Efendi’dir, Ali Nutkî Dede’nin diğer kardeşleri Nasır Dede ve Künhî Dede’dir. Annesi Saîde Hanım, Kutb-ı Nayî Şeyh Osman Dede’nin kızıdır.

Türk musikisinin Mevlevî musikisine ait bölümünün en güzel örneklerinden olan Şevkutarab Ayîn-i Şerîf için çeşitli söylentiler vardır, şöyle ki: Bu eseri Ali Nutkî Dede’nin bestelediği ve dervişi ve öğrencisi olan îsmail Dede Efendi’ye hediye ettiği söylendiği gibi,

Kardeşleri Nasır Abdülbakî Dede ve Abdürrahim Künhî Dede’lerin yetişmelerinde de büyük rolü olan Ali Nutkî Dede, otuz yıl süre ile Yenikapı Mevlevîhanesi şeyhliğinde bulunduktan sonra Miladî: 1804 yılı Ağustos ayında  kırk üç yaşında iken bu alemden göçmüş ve dergahın hamuşanına sırlanmıştır. Sürurî’nin, Ali Nutkî Dede'nin vuslatına düşürdüğü tarih mısra’ı: “Kevser safası eyledi Seyyid Ali Dede (1219)” şeklindedir.

 

Şevk-ü Tarâb  Mevlevî Âyin-i Şerîfi

1. Selam

Ey hasret-i hûbân-ı cihan rû-yi hoşet
V’ey kıble-i zâhidân du ebrû-yi hoşet

Ez cümle sıfat-ı hîş üryan geştem
Tâ govta horem birehne der cû-yi hoşet

“Ey güzel yüzüne cihan güzellerinin hasret çektiği (güzel)!
Ey iki kaşı zahidlerin kıblesi olan (güzel)!

Senin güzel ırmağına çıplak olarak dalabilmek
İçin bütün sıfatlarımdan sıyrılıp soyundum.”

Ey Yûsuf âhir Pîş-i in Ya’kûb-î nâ-bînâ biyâ
Ey İsî-i pinhân şude ber tarem-i mî-nâ biyâ

Ey Kâbı kavseyn-mertebet v’ey devlet-i bâ mekrümet
K’es nîst şâhâ mahremet der kurb-ı Ev ednâ biyâ

Mahdûm-i cânem Şems-i dîn ez câhet ey Rûhü’l-Emîn
Tebrîz çün Arş-ı mekîn ez Mescid-i Aksa biyâ

“Ey Yusuf. Artık bu gözleri görmez olan Yakub’un yanına gel
Ey gizlenmiş Isa! Gökkubbeye gel!

Ey “Kâbı kavseyn” mertebelİ, ey kerem sahibi devletli!
Hiç kimse senin kadar mahrem (Allah’a senin kadar yakın) olamaz; “Ev edna” yakınlığına gel

Ey dinin güneşi, ey “Ruhu’l-emin”! Gönül çocuğuyum ben; makamından,
Mescid-İ Aksa’dan oturaklı Arş gibi olan Tebriz’e gel.”

Ümmîd-i men bu fadl-ı Hüdâvend-i Ekberest
Arâm-ı cân-ı mâ be senâ-yı Peyâm-berest

Fahrem bedan Resul ki namiş Muhammedest
Ruyeş çü-mâh-tâb ü kadeş çün sanevberest

” Benim ümidim yüce Tanrının fazlınadır.
Bizim ruhumuzun sükunu peygamberin övgüsüyledir.

Kıvancım; yüzü ay ışığı gibi parlak, boyu sanevber gibi yüksek,
adı Muhammed olan o resulden Ötürüdür.”

Hâk-i kademet saâdet-i cân-ı menest
Hak ez kademet heme gül-i yâsemenest

Ser tâ kademet hâk-i tû ber mî rûyed
Zan hâk-i kadem çiruy berdâş tenest

“Senin, ayağının toprağı benim canımın saadetidir.
Toprak senin ayağından yasemin çiçekleriyie dopdolu bezenmiştir.

Senin toprağın baştan ayağa kadar yeşerip göğeriyor.
O ayağın toprağından kim yüzünü ayırıp kaldırabilir?”

2. Selam

Ey tutî-i îsî-nefes vey bülbül-i şirin-nevâ
Hin Zührerâ kalive kun zan nağmehâ-yi can feza

Sakî tü mârâ yâdkun sad hîkrâ pür bâdkun
Ervâhrâ Ferhâd kûn der âşk-ı an Şirîn-likâ

Ey, dûş ben dergâh-ı izzet kûs-i sultanî zedem
Ey hîme ber bâlâ-yı dar’ül’mülk-i Rabbânî-zedem

“Ey İsa gibi nefesi can bağışlayıcı, ey bülbül gibi tatlı tatlı söyleneni
O cana can katan namelerinle Zühre’yi coşturup çılgına çevir.

Ey sakî! Bizi unutma, yüz tulumu havayla doldur.
O şirin yüzlünün âşkı uğrunda ruhları Ferhad et.

Hey! Dün gece izzet dergâhında sultani kös çaldım.
Hey! Yücelikler yurdunun tepesinde çadır kurdum.”

3. Selam

Ey sabâ bû-yi zi hatt-u hâl-i Şemseddin biyâr
Netha-i müşk-i huten ez Çin be Kostantin biyâr

Mâ be bû-yi Şems-i din serhoş şodîm-u mîrevîm
Mâ zi câm-ı Şems-i din mestîm-u sâkî mey biyâr

“Ey sabah rüzgarı! Şemseddin’in yüzündeki sakaldan ve benden bir koku getir.
Hoten miskinin kokusunu Çin’den İstanbul’a getir.

http://www.mutriban.com/

Biz Şems’in kokusuyla sarhoş olduk gidiyoruz.
Biz Şems’in sunduğu kadehten mest olduk. Ey saki, şarap getir.”

Ey ki hezâr-ı aferin bu nice sultân olur
Kulu olan kişiler Hüsrev-ü hakan olur

Her ki bugün Veled’e inanuben yüz süre
Yoksul ise bay olur bay ise sultan olur

“Ey binlerce varı, yaratan, bu nasıl bir sultandır ki,
onun kulu olan kişiler, padişahlar padişahı olmada, şahlara buyruk yürütmede.

Bugün Veled’e inanarak ona, onun kapısına yüz süren kişi,
yoksulsa zengin oluyor, zenginse sultan kesiliyor.”

Mecnûn-u perîşân-ı tüem destem gîr
Ser-geşte vü hayrân-i tüem destem gîr

Her bî ser ü pây dest-gîrî dâred
Men bî ser ü sâmân-î tüem destem gîr

“Senin âşıkın, senin mecnununum, elimden tut.
Senin aşkınla başım dönmüş, kendimden geçmişim; elimden tut.

Her çaresizin elinden tutan biri vardır.
Ben senin uğruna perişan olmuş bir zavallıyım, elimden tut.”

Ben bilmez idim gizli ayan hep sen imişsin.
Tenlerde vü canlarda nihân hep sen imişsin

Senden bu cihan içre nişan ister idim ben
Ahir bunu bildim kî cihan hep sen imişsin

“Ben bilmezdim… Gizli görünen hep sen imişsin.
Tenlerde ve canlarda gizlenen hep sen imişsin.

Senden bu cihan içinde bir nişan (İşaret) İsterdim ben
Sonunda bunu bildim ki, cihan hep sen İmişsin”

Pinhân meşev ki rûy-i tü ber mâ mübârekest
Nazzare-î tü ber heme cana mübârekest

Ey bestegân-i ten be temâşâ-yi can revîd
K’âhîr Resul güft temâşâ mübârekest

“Gizlenme; çünkü senin yüzün bizim için mübarektir.
Seni seyretmek bütün canlar için mübarektir.

Ey ter bağıyle bağlanmış olanları Can temaşaya gidin;
Çünkü Peygamber demiştir: “Temâşâ mübarektir”

Ne aşka sabreder oldum, ne akl ile yârem
Ne kârı başa çıkardım, ne belli bi kârem

Belâ-yı aşk ile Hakka ki n’olduğum bilmem
Bu anlanur elemimden ki âşık-ı zârem

Semaî gibi ben ol bî-hûdem ki âlemde
Ne keyf ile mütekeyyif, ne mest-ü hûşyârem

“Ne aşk yolunda sabrım, ne de akılla dostluğum var.
Ne işimi bitirdim, ne de açıkça belli ki işten uzağım.

Gerçek o ki aşk belası ile ne olduğumu bilmiyorum.
Elemimden şu anlaşılıyor: Aşk acısıyla inleyip duran bir âşıkım.

Semâ yapan kimse gibi kendimi kaybetmişim. Âlemde ne bir neş’e bulup neşelenmişim,
ne de kendinden geçmiş veya aklı başında olmuşum.”

4. Selam

Sultân-ı menî Sultân-ı menî
Ender dil ü cân imân-ı menî

Dermen bidemî men zinde şevem
Yek cân çi şeved sad cân-ı menî

“Benim sultanımsın, benim sultanımsın.
Gönlümde canımda imanımsın.

Soluğunu üflersen ben kendime gelir canlanırım.
Bir can da ne olur ki yüzlerce cânımsın.”

Terceme: Yakup Şafak

 

 

Bu Yazı 2375 defa okundu.
Diğer Güncel Haberler
744. Vuslat Ses Kayıtları 14.12.2017
Hz. Mevlana'nın 744. Vuslat Yıl Dönümü 08.12.2017
Selçuk Üniversitesi 744. Vuslat'a Hazır 06.12.2017
Sohbet 04.12.2017
Yazıklar Olsun... 04.12.2017
DOST İslam'a Hizmet Ödülleri 04.12.2017
744. Vuslat Tanıtım Toplantısı 02.12.2017
744. Vuslat'da Nikriz Mevlevî Ayin-i Şerifi 30.11.2017
Dervişin Safa Defteri 30.11.2017
Doğudan Batıya 30.11.2017
Sergiye Davet 25.11.2017
744. Vuslat Yıldönümü 16.11.2017
Mesnevîhan Sıdkî Dede 10.11.2017
Mevlevihane Sohbetleri yapıldı. 09.11.2017
Mevlevîhâne Sohbetleri 05.11.2017
Hacımuliç Efendi 05.11.2017
Mesnevîhân Sıdkı Dede 01.11.2017
Hz. Mevlâna'nın Duaları "Niyaz" 30.10.2017
Mesnevi Sohbeti 23.10.2017
Her Cumartesi Sema'da buluşalım... 05.07.2017
Leyle-i Kadir Mübarek Olsun 21.06.2017
Konferansa Davet 15.06.2017
Hayırlı berâtlarımız ola 10.05.2017
21. Yılında Çelebi anılacak. 17.04.2017
Leyle-i Regâib mübarek olsun... 30.03.2017
Şefik Can Dede anma proğramı 26.01.2017
Pakistan'da anılıyor. 19.01.2017
Şefik Can Dede anılacak... 14.01.2017
Sûfîlerin Sırları 23.12.2016
743. Vuslat Ses Kayıtları 21.12.2016
Vakt-i Şerif Hayrola... 17.12.2016
Hz. Mevlâna’da Peygamber Sevgisi 13.12.2016
743. Vuslat 07.12.2016
Sırlı Cam 02.11.2016
Sempozyum 19.10.2016
Mesnevî-i Mânevî Şerhi 02.09.2016
Gelibolulu Şakir Efendi ve Divançesi 10.08.2016
Mevlevî Evrad-ı Şerifi 22.06.2016
Tâhirü'l Mevlevî Dede 21.06.2016
MEVLANA'NIN ADALET FELSEFESİ
Misafir Yazar
NİYAZ
M. Faik Özdengül
Vefa’ya selâm
Cuma Mektupları
Şeb-i arûslar biter mi?
İsmail Güleç
Mevlana ve Hayatımız
Mahmut Erol Kılıç
Mevlâna’yı Anlayabilmek
Muhsin İlyas Subaşı
Mevlânâ Anlayışları
Editör'ün Seçimi
Mevlevî
Mehmet Demirci
MEVLÂNA, İSLÂM VE DÜNYA BARIŞI
Nuri Şimşekler
MESNEVÎ’DE BEN ve SEN
Adnan K.İsmailoğlu
Hz. Mevlânâ’dan Nasîhatler
A.Selâhaddin Çelebi
SEMA ADABI
Ö. Tugrul İnançer
DÜNYA MEVLÂNA'YA MUHTAÇ
Yakup Şafak
HZ. MEVLÂNÂ’YI ANLAMAK
H. Nur Artıran
Mesnevi Dersleri Aramak
M. Sait Karaçorlu
Semâ
Cemalnur Sargut
Semazenler
Emin Işık
Sahte Şeyhler
Editör'den
MEVLÂNA’DA AŞK ESTETİĞİ
İsmail Yakıt
Mevlâna'yı Anlamayanlar
Tarihten Bir Yaprak
MEVLEVÎLERDE MANEVÎ EĞİTİM
Sezai Küçük

Asitâne Mevlevi Kültür Dergisi

Anasayfa | Hakkımızda | Site Haritası | İletişim | E-mail
Semazen.net'in resmi web sitesidir.
Web sitemizin dışında farklı sitelere yönlendiren linklerin içeriklerinden Semazen.net sorumlu tutulamaz.
Copyright © 2005, Tüm Hakları Saklıdır.
Sayfa oluşturma zamanı: 0.0269 sn.
Programlama: CMBilişim Teknolojileri Görsel Tasarım: Capitol Medya