Site Haritası
Kur'an-ı Kerim
Hadis-i Şerif
Hz. Mevlana
Eserleri
Seyyid Burhaneddin
Bahâeddin Veled
Şems-i Tebrizi
Selahaddin Zerkubî
Sultan Veled
Hüsâmeddin Çelebi
Hz.Mevlâna Dergâhı
Sema
Adab ve Erkan
Yolun Mertebeleri
Çelebilik
Mevlevi Ayinleri
Mevlana İhtifalleri
Akademik
Yükle
Hizmeti Geçenler
Mesnevi Sohbetleri
Mesnevi Hikayeleri
Sesli Kitaplar
Fihimafih Okumaları
Duyuru&Etkinlik
Haberler
Semazen Video
Semazen Radyo
E-Kart
Projelerimiz
Foto Galeri
Soru ve Cevaplar
Keşkül Dergisi
Linkler
KONYA
Evrad-ı Şerif
Dinletiler
Bağış

    

 

  




 

Google

Kur'an-ı Kerim

Dinleyelim


Hz. Mevlânâ'nın eserlerinden hangisini okudunuz?
Mesnevi
Divan-ı Kebir
Fihimafih
Mecalis-i Seba
Mektubat
Birkaçını
Hiç Birini
 
Güncel Haberler

Mehmed Dede dualarla anıldı...

Mevlana Dergahı'nın son dedesi Ankaralı Mehmet Arısoy Dede, Üçler Hamuşanındaki kabri başında anıldı.

17 Ekim 2012

Mevlana Dergahı'nın son dedesi Ankaralı Mehmet Arısoy Dede, Üçler Hamuşanındaki kabri başında anıldı.

Gazeteci-Yazar İhsan Kayseri, ''Ankaravi Dede'' olarak bilinen Mehmet Arısoy'un 1874 yılında Ankara'da doğduğunu, Yorgancıoğulları sülalesine mensup olduğunu söyledi.

Mehmet Dede'nin ilk, orta ve lise tahsilinden sonra Ankara Mülkiye Mektebi'ne girdiğini belirten Kayseri, şunları kaydetti:

''Burada Arapça, Farsça ve Fransızca ile birlikte Ulum-i Diniye, tarih, coğrafya, matematik gibi dersler okumuştur. Mülkiye'de öğrenci iken Fransızca hocası Türkçeye çevirmek üzere kendisine bir beyit vermiştir. Bu beyiti tercüme eden Mehmet Dede, beyitin Hz. Mevlana'ya ait olduğunu öğrendikten sonra büyük bir hayranlık duyuyor, adeta aşka kapılıyor. 10 Haziran 1895 tarihinde Mülkiye'yi bitirince kendisini Ankara Mevlevi Dergahında bulmuş, Ali Dedeye (Derviş olmak istediğini) söylemiştir. Ali Dede (Sen büyük bir devlet adamı olacaksın) dediyse de Mehmet Dede, dervişlikte ısrar edince (O halde git, babandan izin al gel) delmiş, o da tam bir sene babasından dervişlik için izin istemiş, sonunda istediği izni almıştır.

Bunun üzerine Ali Dede, Mevlana Dergahı'ndaki, Aşki Dede'ye bir mektup yazarak kendisini Konya'ya göndermiştir. Aşki dedenin izniyle çile doldurmaya başlayan Mehmet Dede, çok genç yaşta dergahta hücre sahibi olmuş, 60 yıl Mevlana Dergahı'ndaki hücresinde yaşamış, müzenin düzenlenmesinde görev almıştır.''

İsmail Detseli'nin Kur'an-ı Kerim tilaveti ve Postnişin Mustafa Holat'ın Mevlevi duasıyla program sona erdi.

 

Bir “Velî” nin arkasından

16.10.1957

Konya’da Mevlâna Dergâhında Höcrenişin iken bu ayın onuncu Perşembe günü Hakka yürüyen Mehmet Dede hakkında pek çok tâ’ziyetnâmeler aldım. Bu mübârek zâtın irtihâli memleketin mâneviyat âleminde büyük bir teessür ve heyecan uyandırdı. Hazret-i Mevlânâ’ya intisabı yetmiş ve Mevlânâ’nın huzurunda ve yakınında bulunması elli küsür seneye tekabül eden bu Mevlânâ bendesinin bugün boş kalan höcresinin el’ân ziyaret edilmekte olduğunu Konya’dan aldığımız haberlerden öğreniyoruz.

Vefatından sonra yazdığım yazıda Hazretin ufûlüne dair tafsilât veremediğim için bu noksanı yazımla ikmâl etmek istedim. Evrakı arasında çıkan 60 sene evvelki tarihli bir diploma ile merhûmun Ankara İdadî (Lise) mektebinden mezun olduğu anlaşılıyor. Mektebi ikmal ettikten sonra Yenikapı Mevlevihânesine çilekeş derviş olarak girmiş, çilesini bitirip dedegân mertebesini ihraz eylemiş, Konya’ya gelerek türbedarlık muavinliği ve huzûr hizmetinde bulunmuş, elli küsür sene Hazret-i Mevlânâ’dan ayrılmamıştır.

Dede Hazretlerinin ahirete intikali şöyle olmuştur: Rahatsızlığının son günlerinde hizmetinde bulunan dervişine üç gün yanına kimsenin konulmamasını söylemiş. Kendisini ziyarete gelen Mevlânâ âşıkları ancak üçüncü gün huzuruna girmişler. Ziyaretçiler arasında bulunan ney üstadı Halil Can bey şöyle anlatıyor:

“Mevlevî âdâbı üzre musafaha eyledik. Hazret yorgun görünüyor, fakat tatlı tatlı musahabe ediyordu. Bir aralık bana: “Biraz ney üfler misin?” dedi. Emrini derhal yerine getirdim. Güzel gözleri süzüldü, zevkle dinledi. O gün ve ertesi gün bir kaç defa ziyaretine gittim. Her ziyaretimde ney üflemekliğimi rica ediyordu. Ben çalıyorum, o da lezzetle dinliyordu. Son ziyaretimde yine ney çaldım. Bitirdikten sonra:

- Halil Can! Dedi, Cenâb-ı Pîr bir rubâîsinde ne buyuruyor bilir misin?

Bişnev ez ney çihâ çihâ mî gûyed
Esrar-ı nuhüfte-i Kibriyâ mî gûyed
………………………………..
Bi nutk u zebân Hudâ Hudâ mî guyed

(Ney’in neler neler söylediğini dinle. Ney Allahın gizli sırlarını söylüyor, kelâmsız ve dilsiz olarak Allah Allah diyor.)

Halil Can! (Bişnev) dinle demektir. Hazret-i Pîr de Mesnevîsine bu kelime ile başladı. Dinle…

Bundan sonra şu Mevlevî gülbankını çekti:

Nefesler pâyende ola, demler safalar müzdad ola, kulûb-ı-âşıkan küşâde ola. Dem-i-Hazret-i Mevlânâ…

Bunu müteakip bütün âşıklara selâm eyledi ve bana “Helâllaşalım.”dedi. Gözyaşlarımı tutamadım, ayaklarına kapandım. Helâllaşmayı uzak bir âtiye bırakalım, dedim. “Biz helâllaşalım da üst tarafını Allah’a bırakalım.”dedi.

Otuz altı saat sonra Ankara’da vefatını öğrendim.”

Merhumun yazılı vasiyetnâmesi şu mealdedir;

1- Kefenim bir bohça içinde dolaptadır. Param da şu dolaptadır.

2- Beni Sultan Selim imâmı Şükrü Efendi yıkasın, derhal Kur’ân hatmi yapılsın, bunlara ve diğer fıkaraya bol bol para verilsin.

3- Bir zat tâyin edilerek kırk gün kabrimin başında Yâsin-i şerif okunsun ve memnun edilsin.

4- Cenazem Üçler kabristanında münasip bir yere defnedilsin.

5- Kitaplarım ve diğer eşyam satılarak bedeli hastahâneye, dergâha vesair hayır işlerine verilsin.

6- Hazır param üç bin liradır. Bir hac bedeli olarak muhafaza edilsin ve zamanında bir bedel gönderilsin.

7- Akrabalarım zengindir, benim terekemden bir şey almasınlar, icabederse kendi paralarından sarfederek benim için hayır, hasenat yapsınlar.

8- Kimseyi beklemeden cenazem hemen kaldırılsın.

9- Kimseye borcum yoktur. Alacaklı olduklarımdan hak iddia etmiyorum. Alacaklı değilim, helâl olsun.Herkesten memnunum. Onlar da haklarını helâl etsinler.

Dede merhûmun cenazesi pek kalabalık olmuş. Arzusu veçhile Üçler mezarlığına götürülmüş ve orada kaderin garip bir cilvesi olarak Mesnevîhân Sıtkı Dede ile Rûhî Dede’nin arasında senelerden beri boş kalan yere defnedilmiş. İrtilhâline yetişemeyenler fevc fevc Konya’ya gelerek kabrini ziyaret etmekte bulunmuşlardır.

İşte Mevlânâ’nın bendesi ve kendi tâbiriyle karıncası böyle göçtü.

Refii Cevat Ulunay-Milliyet

Bookmark and Share

Bu Yazı 2023 defa okundu.
Diğer Güncel Haberler
21. Yılında Çelebi anılacak. 17.04.2017
Leyle-i Regâib mübarek olsun... 30.03.2017
Her Cumartesi Sema'da buluşalım... 17.03.2017
Sohbet 02.03.2017
Şefik Can Dede anma proğramı 26.01.2017
Pakistan'da anılıyor. 19.01.2017
Şefik Can Dede anılacak... 14.01.2017
Sûfîlerin Sırları 23.12.2016
743. Vuslat Ses Kayıtları 21.12.2016
Vakt-i Şerif Hayrola... 17.12.2016
Hz. Mevlâna’da Peygamber Sevgisi 13.12.2016
743. Vuslat 07.12.2016
Sırlı Cam 02.11.2016
Sempozyum 19.10.2016
Mesnevî-i Mânevî Şerhi 02.09.2016
Gelibolulu Şakir Efendi ve Divançesi 10.08.2016
Mevlevî Evrad-ı Şerifi 22.06.2016
Tâhirü'l Mevlevî Dede 21.06.2016
Ramazan Mübarek olsun... 04.06.2016
Fîhi Mâ Fîh 24.05.2016
Fransa'da Mesnevî sohbetleri 24.05.2016
Mehmed Celâleddîn Dede 20.05.2016
Sufi Araştırmaları Dergisi 14.05.2016
Mesnevi Sohbetleri 14.05.2016
Yaman Dede Dualarla Anıldı. 06.05.2016
Eşrefoğlu Rumi Hazretleri Anıldı 03.05.2016
Vakt Erişti Dem Bu Dem 02.05.2016
Sevgi ve Barış yürüyüşü 29.04.2016
Panel 23.04.2016
Celâleddin Çelebi Anıldı... 18.04.2016
20. Yılında Çelebi anılacak. 13.04.2016
Yeni bir Eser 26.02.2016
Şefik Can Dede Anıldı. 25.01.2016
Pakistan'da Şefik Can Dede anılıyor. 21.01.2016
Mesnevî Neşri 14.01.2016
742. Vuslat Ses Kayıtları 29.12.2015
Sultan Veled Divanı’ndan Seçmeler 28.12.2015
Şebî Arus - Video 26.12.2015
Değerlendirme Toplantısı 24.12.2015
Köy gençliği üzerine
Mahmut Erol Kılıç
KİM OLDUĞUNU HATIRLA
M. Faik Özdengül
Kör ile kötürüm
İsmail Güleç
MEVLANA ÜRPERTİSİ
Muhsin İlyas Subaşı
Tebriz'e Sesleniş
Editör'ün Seçimi
Mevlevî
Mehmet Demirci
SAHTE YOL GÖSTERİCİLER
Misafir Yazar
MESNEVÎ HİKÂYELERİ ÜZERİNE
Nuri Şimşekler
MESNEVİ’DE MANEVÎ MOTİVASYON
Yakup Şafak
SEMA ADABI
Ö. Tugrul İnançer
HAZRET-İ MEVLÂNÂ’NIN SEMÂ'I
A.Selâhaddin Çelebi
MESNEVÎ HİKÂYELERİ
Adnan K.İsmailoğlu
HZ. MEVLÂNÂ’YI ANLAMAK
H. Nur Artıran
DERVİŞ II
Mehmet Fatih
Hiç Olmak
M. Sait Karaçorlu

Asitâne Mevlevi Kültür Dergisi

Anasayfa | Hakkımızda | Site Haritası | İletişim | E-mail
Semazen.net'in resmi web sitesidir.
Web sitemizin dışında farklı sitelere yönlendiren linklerin içeriklerinden Semazen.net sorumlu tutulamaz.
Copyright © 2005, Tüm Hakları Saklıdır.
Sayfa oluşturma zamanı: 0.0327 sn.
Programlama: CMBilişim Teknolojileri Görsel Tasarım: Capitol Medya