Site Haritası
Kur'an-ı Kerim
Hadis-i Şerif
Hz. Mevlana
Eserleri
Seyyid Burhaneddin
Bahâeddin Veled
Şems-i Tebrizi
Selahaddin Zerkubî
Sultan Veled
Hüsâmeddin Çelebi
Hz.Mevlâna Dergâhı
Sema
Adab ve Erkan
Yolun Mertebeleri
Çelebilik
Mevlevi Ayinleri
Mevlana İhtifalleri
Akademik
Yükle
Hizmeti Geçenler
Mesnevi Sohbetleri
Mesnevi Hikayeleri
Sesli Kitaplar
Fihimafih Okumaları
Duyuru&Etkinlik
Haberler
Semazen Video
Semazen Radyo
E-Kart
Projelerimiz
Foto Galeri
Soru ve Cevaplar
Keşkül Dergisi
Linkler
KONYA
Evrad-ı Şerif
Dinletiler
Bağış



 

Google

Kur'an-ı Kerim

Dinleyelim


Hz. Mevlânâ'nın eserlerinden hangisini okudunuz?
Mesnevi
Divan-ı Kebir
Fihimafih
Mecalis-i Seba
Mektubat
Birkaçını
Hiç Birini
 
Güncel Haberler

Eşrefoğlu Rumi Hazretleri Anıldı

Eşrefoğlu Rumi Hazretlerinin 547. Vuslat Yıl Dönümü Vesilesi ile bir anma toplantısı düzenlendi.

03 Mayıs 2016

Eşrefoğlu Rumi Hazretlerinin 547. Vuslat Yıl Dönümü Vesilesi ile İznik Belediyesi, İznik Kaymakamlığı ve İznik Müftülüğü tarafından bir anma toplantısı düzenlendi.

“Cefâsız kimse ermedi vefâya
Gül olmaz bellidir hâr olmayınca
Visâl-i şerbetine kimse kanmaz
Yürek dert ile yanar olmayınca”

Eşrefoğlu Rûmî, Türk-İslam dünyasının mutasavvıf şâirlerindendir. Eşrefiyye Tarikatını kuran Eşrefoğlu, zâhiri ve bâtınî ilimleri öğrendikten sonra intisap ettiği Emir Sultan tarafından, Hacı Bayram-ı Veli’ye gönderilir. On bir sene burada riyazat ve nefis mücadelesi yaptıktan sonra, ondan icazet alır ve İznik’e halife olarak geri döner. Bir süre sonra da Hacı Bayram-ı Velî’nin emri ile Abdülkadir-i Geylani’nin evlâdından Şeyh Hüseyin el-Hamavî’ye intisap eder. Şeyh Hüseyin, onu halife ilan ederek, Kadiriyye Tarikatı’nın Anadolu’da kurulmasına yaşatılmasına memur eder.

Eşrefoğlu Rûmî, İznik’e döndükten sonra, burada Kadirîliğin bir kolu olan Eşrefiyye Tarikatı’nı kurar ve halkı irşada başlar. Tarikatı kısa zamanda her tarafa yayılır. Özellikle Bursa ve İznik’te etkili olur.

İşte bu güzel Sultan’ın 547’nci vuslat yıldönümü sebebi ile geçtiğimiz günlerde İznik’te türbe-i şerifinin bulunduğu mekânda, İznik Belediyesi tarafından “Eşrefoğlu Rûmî’yi Anmak ve Anlamak” Programı gerçekleştirildi.

İznik Belediye Başkanı Osman Sargın, İznik İlçe Müftüsü Veli Vehbi Bardakçı, Eşrefoğlu Rûmî Hazretlerinin torunlarından Safiyüddin Erhan, Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Profesörü Mustafa Kara, Şefik Can Uluslar arası Mevlânâ Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı H. Nur Artıran konuşmacılar arasında idi.

“Kültürsüz din olmaz, din olmadan kültür olmaz.” Sözü ile konuşmasına başlayan Safiyüddin Erhan, bir kültürü ve bir medeniyeti temâşâ etmenin en güzel yolu olan mimari üzerinde durdu. Mekânlar üzerinde Evliyâların bıraktığı tesirin çok büyük olduğunu ve Kâdiriyye Tarikatı’nı kurmak niyetiyle Eşrefoğlu Rûmî’nin İznik’e gelmesi ile hem mânevi hem maddi hem de mimari yönden İznik’in gelişimini anlattı. 

“İznik’te dolaşırken eski tarihi bir kasabada olduğumu hissedemiyorum. Birikmiş kültürümüzden zevk almıyoruz. Zevk alan kimseler varsa onlara itibar etmiyoruz. İçinde bulunduğumuz külliye keşke aslı ile kalsaydı.” Diyerek evvela modern dünyada bozulan belki de görmezlikten gelinen kadim bir medeniyetin kültürüne, estetik anlayışına dikkat çekerken, konuşmasının ilerleyen kısımlarında, Eşrefzâde Abdullah Rûmî’nin İznik’e geldiğinde inşa ettiği dergâhın muhtevasını anlattı.

“İçerisinde bulunduğumuz hânegâh, Tarikat-ı Kadiriyye’nin Eşrefiyye şubesinin geleneğini sürdürmek için İznik’te inşa edilmiş bir dergâh… Eşrefzâde Hazretleri, Kadiriyye Tarikatının Eşrefiyye şubesini kurmak için İznik’e geliyor. Bu hânegâh tesis edileceği zaman Fatih devri mimarisi ile yapıldığını merhum Ekrem Hakkı Ayverdi aktarıyor. O günlerin mimarisinden geriye bir şey kalamamış. Bağdat Seferinde Sultan 4. Murat Han buradan geçerken konaklıyor, Eşrefzâde ailesinden Sırrı Ali Sultan’ın sohbetinden memnun kalarak Dergâh’ı ihya ediyor ve Yunan işgaline kadar bu Dergâh tesis edildiği şekilde kalıyor. Günümüzde ise o eski Mimarisinden eser yok.”
H.Nur Artıran Hanımefendi ise konuşmasında, Eşrefoğlu Rûmî gibi Anadoluyu mayalayan daha nice Evliyâ’nın, insanlık için önemine değinerek onların yeryüzü için güneşten dahî kıymetli olduğunu anlattı.

“Eşrefoğlu Rûmî Hazretleri gibi ulu sultanlar, gökyüzünün hakikat güneşleridir. Onlar, öyle güneşlerdir ki yeryüzünü aydınlatan şu güneş, Hazret-i Mevlânâ’nın buyurduğu şekliyle böylesine ulu sultanların huzurunda küçücük bir el gibi el pençe divan durur. Gökyüzündeki güneş, yeryüzündeki ulu sultanlardan ışığını alır da yeryüzünü aydınlatır. Onlar öylesine âli hakikat güneşidir ki bizler onların huzurunda bir zerre gibiyiz.

Hazret-i Mevlânâ der ki; “Ulu sultanların, ulu Hakk âşıklarının yüceliklerini anlamaya bu akıl yetmez, onların büyüklüklerini akıl kavrayamaz aciz kalır.” Ama âcizcesine de gafilcesine de olsa o ulu sultanları anmak, anlamak lazım; onlara doğru koşmak lazım, koşamazsak sürünmek lazım. Hâsılı onların yolunda olmak lazım…” diyerek yolda olmaya dikkat çekerken konuşmasını dikkate şâyan bir kıssa ile sonlandırdı.

“Şefik Can Dedemizden dinlediğim bir kıssayı arz etmek istiyorum. Şefik Can Dedemizin peder-i âlileri Müftü Tevfik Efendi, devrinde büyük bir Sûfinin türbedârlığını yapıyor, orada hizmet ediyor. Türk kültüründe hanımlar gittiği türbelerin üzerine tülbent koyarlar, Müftü Tevfik Efendi de türbedâr olduğu için birikmiş olan tülbentlerden bir kısmını alıyor ve üç çocuklu dul bir hanıma veriyor. Akşam evine gidiyor sabah ise uyandığında Müftü Tevfik Efendi elini açamıyor. Tefekkür ediyor, türbe-i şerifin üzerindeki tülbentleri hatırlıyor. O gece mânâsında türbedarlığını yaptığı Sûfi’yi görüyor ve Sûfi ona diyor ki; “Sen benim üzerimdeki tülbentleri aldın, bir şey demiyorum; ama o insanlar mânevi büyüklerinin kıymetini bilmiyor bir kere bile beni ziyarete gelmediler, git tülbentleri onlardan al.” Müftü Tevfik Efendi ertesi sabah gidiyor, tülbentleri verdiği kişiden geri alıyor; yerine de bir deste tülbent bırakıyor. Eli de böylelikle açılıyor.

Yani demek istiyorum ki böyle ulu sultanların, aradan ne kadar yıl geçerse geçsin tasarrufları yerindedir. Ve Şeyh Galip der ki;

“Gelenler hân-ı kâh-ı evliyâya dâvetlidir hepsi Gâlip safâya
 Sûrette kalma aldanırsın, komazlar yoksa gelmezler mi sanırsın.”

 

 

Bu Yazı 1816 defa okundu.
Diğer Güncel Haberler
744. Vuslat Yıldönümü 16.11.2017
Sohbet 13.11.2017
Mesnevîhan Sıdkî Dede 10.11.2017
Mevlevihane Sohbetleri yapıldı. 09.11.2017
Mevlevîhâne Sohbetleri 05.11.2017
Hacımuliç Efendi 05.11.2017
Mesnevîhân Sıdkı Dede 01.11.2017
Hz. Mevlâna'nın Duaları "Niyaz" 30.10.2017
Mesnevi Sohbeti 23.10.2017
Her Cumartesi Sema'da buluşalım... 05.07.2017
Leyle-i Kadir Mübarek Olsun 21.06.2017
Konferansa Davet 15.06.2017
Hayırlı berâtlarımız ola 10.05.2017
21. Yılında Çelebi anılacak. 17.04.2017
Leyle-i Regâib mübarek olsun... 30.03.2017
Şefik Can Dede anma proğramı 26.01.2017
Pakistan'da anılıyor. 19.01.2017
Şefik Can Dede anılacak... 14.01.2017
Sûfîlerin Sırları 23.12.2016
743. Vuslat Ses Kayıtları 21.12.2016
Vakt-i Şerif Hayrola... 17.12.2016
Hz. Mevlâna’da Peygamber Sevgisi 13.12.2016
743. Vuslat 07.12.2016
Sırlı Cam 02.11.2016
Sempozyum 19.10.2016
Mesnevî-i Mânevî Şerhi 02.09.2016
Gelibolulu Şakir Efendi ve Divançesi 10.08.2016
Mevlevî Evrad-ı Şerifi 22.06.2016
Tâhirü'l Mevlevî Dede 21.06.2016
Ramazan Mübarek olsun... 04.06.2016
Fîhi Mâ Fîh 24.05.2016
Fransa'da Mesnevî sohbetleri 24.05.2016
Mehmed Celâleddîn Dede 20.05.2016
Sufi Araştırmaları Dergisi 14.05.2016
Mesnevi Sohbetleri 14.05.2016
Yaman Dede Dualarla Anıldı. 06.05.2016
Vakt Erişti Dem Bu Dem 02.05.2016
Sevgi ve Barış yürüyüşü 29.04.2016
Panel 23.04.2016
NİYAZ
M. Faik Özdengül
Abdestin hakîkatine dâir
Cuma Mektupları
Mevlana’dan beslenme öğütleri
İsmail Güleç
TASAVVUF KAPILARI AÇMAKTIR
Mahmut Erol Kılıç
DERVİŞ GÖNÜLSÜZ GEREK
Muhsin İlyas Subaşı
HZ. MEVLÂNÂ'YA GÖRE RAMAZAN VE ORUÇ
Editör'ün Seçimi
Mevlevî
Mehmet Demirci
GERÇEK VE SAHTE DİN REHBERLERİ
Misafir Yazar
MESNEVÎ HİKÂYELERİ ÜZERİNE
Nuri Şimşekler
Vefâ
Ö. Tugrul İnançer
Mevlâna ile aramızdaki engeller...
Adnan K.İsmailoğlu
Hz. Mevlânâ’dan Nasîhatler
A.Selâhaddin Çelebi
MEVLÂNA DERGÂHI POSTNİŞİNLERİ
Yakup Şafak
Küfürle İmân
H. Nur Artıran
DERVİŞ II
Mehmet Fatih
Mesnevi Dersleri Aramak
M. Sait Karaçorlu
Tevekkül
Cemalnur Sargut
Sahte Şeyhler
Editör'den
MEVLÂNA’DA AŞK ESTETİĞİ
İsmail Yakıt
Mevlâna'yı Anlamayanlar
Tarihten Bir Yaprak
Mevlevilik
Sezai Küçük

Asitâne Mevlevi Kültür Dergisi

Anasayfa | Hakkımızda | Site Haritası | İletişim | E-mail
Semazen.net'in resmi web sitesidir.
Web sitemizin dışında farklı sitelere yönlendiren linklerin içeriklerinden Semazen.net sorumlu tutulamaz.
Copyright © 2005, Tüm Hakları Saklıdır.
Sayfa oluşturma zamanı: 0.0308 sn.
Programlama: CMBilişim Teknolojileri Görsel Tasarım: Capitol Medya