Site Haritası
Kur'an-ı Kerim
Hadis-i Şerif
Hz. Mevlana
Eserleri
Bahâeddin Veled
Seyyid Burhaneddin
Şems-i Tebrizi
Selahaddin Zerkubî
Sultan Veled
Hüsâmeddin Çelebi
Hz.Mevlâna Dergâhı
Sema
Adab ve Erkan
Yolun Mertebeleri
Çelebilik
Mevlevi Ayinleri
Mevlana İhtifalleri
Akademik
Yükle
Ab-ı Hayat Katreleri
Hizmeti Geçenler
Mesnevî'de "İnsan"
Sesli Kitaplar
Mesnevi Hikayeleri
Mesnevi Sohbetleri
Fihimafih Okumaları
Duyuru&Etkinlik
Haberler
Semazen Video
Semazen Radyo
E-Kart
Projelerimiz
Foto Galeri
Soru ve Cevaplar
Keşkül Dergisi
Linkler
KONYA
Evrad-ı Şerif
Dinletiler
Ney Nağmeleri
Bağış ve Reklam

Bağış yapmak istediğiniz miktarı seçiniz;




 

Google

İstanbul Kültür Sanat Bülteni - Nisan

Kur'an-ı Kerim

Dinleyelim


Hz. Mevlânâ'nın eserlerinden hangisini okudunuz?
Mesnevi
Divan-ı Kebir
Fihimafih
Mecalis-i Seba
Mektubat
Birkaçını
Hiç Birini
 
Güncel Haberler

Tasavvuf Müziği Konserleri

735. Vuslat Yıldönümü etkinliklerinde yapılacak olan Tasavvuf Müziği Konserleri tarih ve bilgileri

22 Kasım 2008

HZ. MEVLÂNA’NIN 735.VUSLAT YILDÖNÜMÜ

ULUSLARARASI ANMA TÖRENLERİ

KONSER PROGRAMLARI

 

 

2 Aralık 2008 Salı

Saat: 14.00

 

TASAVVUF MÜZİĞİ KONSERLERİ - 1

 

Cem Âyini

Nevşehir Hacı Bektaş Semah Topluluğu

Yer: Büyükşehir Belediyesi Mevlâna Kültür Merkezi Semâ Salonu

Düzenleyen: T.C. Konya Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

 

 

HACIBEKTAŞ MÜZE MÜDÜRLÜĞÜ

SEMAH TOPLULUĞU

Topluluk, Kültür ve Turizm Bakanlığı “DÖSİM” Merkez Müdürlüğünce istihdam edilerek 1997 yılında Hacıbektaş Müze Müdürlüğü bünyesinde “Kültür ve Turizm Bakanlığı Hacıbektaş Semah Topluluğu” adıyla kurulmuştur.

Topluluk, Anadolu Türk Kültürü’nün yansıması olan “Bektaşi” semahları icra etmekte olup, yurt içi ve yurt dışındaki çeşitli kültürel faaliyetlere katılmaktadır.

Hacıbektaş Semah Topluluğu İsim Listesi

 

Adı ve Soyadı                                        Görevi              

Soner KÖSE                              Semah Sözcüsü

Gamze DÜLGER KAYACI             Oyuncu

Müfide ORHAN                          Oyuncu

Serap ÇALIŞKAN                       Oyuncu

Derya GÖÇER                            Oyuncu

Gülümser ZENGİN                      Oyuncu

Hava GÖK                                 Oyuncu

Ercan ÜNVER                            Oyuncu

Serkan SÖNMEZ                        Oyuncu

İ.Taner AKYÜREK                       Oyuncu

Bülent AKSOY                            Oyuncu

Bektaş SÜLE                              Oyuncu

İlker ÇETİN                               Oyuncu

Şahin CANER                            Semah Sazcısı

Özgür TÜRKGÜZELİ                    Semah Sazcısı

Ferdi KILIÇ                                Semah Sazcısı 

 

 

 

 

4 Aralık 2008 Perşembe

Saat: 14.00

 

TASAVVUF MÜZİĞİ KONSERLERİ - 2

 

Can Veren Pervâneler

 

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü

İstanbul Devlet Türk Müziği Araştırma ve Uygulama Topluluğu

Yer: Büyükşehir Belediyesi Mevlâna Kültür Merkezi Sultan Veled Salonu

Düzenleyen: T.C. Konya Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

 

Misafir Sanatçılar: Ahmet Şahin ve Mehmet Kemiksiz

 

KONSER REPERTUVARI

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

1-      Sûzidil  İlâhî: “Yüce Sultânım derde dermânım”

Güfte: Yûnus Emre Hz.

Beste: Zekâî Dede

 

2-      Sûzidil  İlâhî: “Ateş nezened der dilimâ illâ hû”

Güfte: Hz. Mevlânâ

Beste: Salâhaddîn Demirtaş

 

3-      Sûzidil  İlâhî: “Sevdim seni hep varım yağmadır alan alsın”

Güfte: Niyâzî Mısrî Hz.

Beste: Mehmet Kemiksiz

 

4-      Sûzidil Durak “Ayağı tozunu sürme çekelden gözüme cânım”

Güfte: Niyâzî Mısrî Hz.

Beste: Dede Efendi

 

5-      Sûzidil  İlâhî: “Şem’a-i nûr-i Ahmed’e Cibrîl’ler pervâne döner”

Güfte: Alvarlı Efe Hz.

Beste: Ahmed Şahin

 

6-      Kasîde ve Perde Kaldırma (Mesnevî’nin ilk 18 Beyti)

 

7-      Eviç İlâhî: (Saba âyininden)“Ey maksad-ı âşıkîn olan Mevlânâ”

Güfte ve Beste: Dede Efendi

 

İKİNCİ BÖLÜM

 

1.       Mutrıb-ı dil “Bâ men sanemâ del yekdele kon”

Güfte: Hz. Mevlânâ

Beste: İran’dan

 

2.       Hüzzam İlâhî: Talea’l bedru aleynâ

Güfte ve Beste: Mısır’dan

 

3.       Hazer kıl kırma kalbin kimsenin cânını incitme

Güfte: Alvarlı Efe Hz.

Beste: Erzurum’dan

 

 

4.       Seyreyle güzel kudret-i Mevlâ neler eyler

Güfte: Alvarlı Efe Hz.

Beste: Erzurum’dan

 

5.       Ben bu dağın ağacıyam

Güfte: Yûnus Emre Hz.

Beste: Şanlıurfa’dan

 

6.       Cemî-i enbiyâlardan Muhammed cümlenin şâhı

Güfte: Eşrefoğlu Rûmî Hz.

Beste: Şanlıurfa’dan

 

7.       Benim adım dertli dolap

Güfte: Yûnus Emre Hz.

Beste: Sivas’dan

 

8.       Bugün ben bir güzel gördüm

Güfte: Erzurumlu Emrah.

Beste: Tokat’dan

 

9.       Elhamdü li’llâhi münşi’l halkı min ademi (Kasîde-i Bürde’den)

Güfte: İmam Busîrî Hz.

Beste: Şanlıurfa’dan

 

10.   Perîşânı bugün cânâ perîşân olmayan bilmez

Güfte: Alvarlı Efe Hz.

Beste: Erzurum tavrı ile Hüseyin Kutlu’dan

 

11.   Beni sorma bana ben ben değilem

Güfte: Yûnus Emre Hz.

Beste: Erzurum’dan

 

12.   Yar yüreğim yâr gör ki neler var

Güfte: Yûnus Emre Hz.

Beste: Şanlıurfa’dan

 

13.   Urfa dîvân ayağı (Saz eseri)

Beste: Şanlıurfa’dan

 

 

 

 

5 Aralık 2008 Cuma

Saat: 14.00

 

TASAVVUF MÜZİĞİ KONSERLERİ – 3

 

Kâdirî Devrânı

 

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü

Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu

Yer: Büyükşehir Belediyesi Mevlâna Kültür Merkezi Sultan Veled Salonu

Düzenleyen: T.C. Konya Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

 

 

T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI

KONYA TÜRK TASAVVUF MÜZİĞİ TOPLULUĞU

 

Topluluğumuz, Türk Tasavvuf Müziğini ve Mevlevî Semâ'ını aslına uygun olarak icrâ edip geliştirmek, Konya'da yapılan törenlerin daha düzgün yapılmasını temin etmek ve gelecek nesillere aktarmak, yurtiçi ve yurtdışında  temsil etmek amacıyla Kültür Bakanlığı bünyesinde, 1990 yılında kurulmuştur.

Her yıl Konya'da kutlanan Hz. Mevlana'yı anma haftasındaki programları îfâ etmekle beraber, yurdumuz genelinde birçok il ve ilçemizdeki etkinliklerde tasavvuf müziğimizden örnekler sunmakta ve semâ âyînini icrâ etmektedir.

Ayrıca yurtdışında sayısız konser ve semâ âyîni gerçekleştirerek, millî kültürümüzün dünyaya tanıtımında önemli bir misyon üstlenmiştir. Halen yurtiçi ve yurtdışında programlarına devam etmektedir.

 

 

GELENEKSEL KÂDİRÎ MUKÂBELESİ

 

Kısaca  tarif etmek  gerekirse zikir,  Allah’ın isimlerini belirli ritmler dâhilinde tekrarlamak suretiyle  Onu anmaktır.  Geleneksel tarîkat âyinlerinde zikir belirli kurallara ve şekillere bağlanarak dînî-tasavvufî bir ritüel haline getirilmiştir.

Zikir, “hafî” (gizli) ve “cehrî” (açık) olarak  iki türlü yapılırdı. Nakşibendî ve Hâlidî tarîkatleri hafî, diğer tarîkatler cehrî zikir yaparlardı. Cehrî zikir ya oturarak (kuûdî) ya da ayakta (kıyâmî)  yapılırdı. Bir de halka halinde yapılan zikir şekli vardı ki buna da “devrânî” zikir denilir. Bunların hepsine birden “mukâbele-i şerîfe” denirdi.

Zikirde önemli olan ritm ve bu ritmlere giydirilen “tevhîd” ve “ism-i celâl” lâfızlarının belli bir tempoyla ve tam bir disiplin içinde tekrar edilmesidir.  Ritmler belirli bir düzen içinde devam ederken aynı ritme uygun okunan ilâhîler tam bir diyafoni oluşturmaktadır.

Programımızın teşekkülünde Ahmet Hatipoğlu’nun notaya alıp tertib ettiği “Geleneksel Kâdirî Zikri İcra Tarzı” esas alınmıştır. Geleneksel icra tarzına uygun olarak, ritm aletleri ve neyler  dışında enstrüman kullanılmamıştır. Zikir şu şekilde tertîb edilmiştir:

 

1. Ney Taksimi

2. İstiğfâr

3. Salât-ı Kemâliye ve Salevât-ı Şerîfe

4. Tevhîd Zikri

 

Uşşak İlâhiler:

 

- Cihân içre şâh eder

  Kalpler üzre mâh eder

 

- Ey cümle halkın maksûdu

  Al gönlümü senden yana

 

- İsm-i sübhân virdin mi var

  Bahçelerde yurdun mu var

 

- Durmaz lisânım der Allah Allah

  Cismimde cânım der Allah Allah

 

- Seyyâh olup şu âlemi ararsan

  Abdülkâdir gibi bir er bulunmaz

 

5. Perde kaldırma  (Solist: Ahmet Çalışır)

6. Hicaz Durak ( Solist: Ali Kalaycı)

7. Hicaz Şugl

Teaşşaktü bienvâri cemâlik

Dehaltü yâ resûlallah cenâhek

 

8. Zey Taksimi

9. Besmele Zikri

10. İsm-i Celâl Zikri

 

- Âşık-ı Yezdân der Allah Allah

  Tâlib-i irfân der Allah Allah

 

 

- Âşıkların eğlencesi

  Zikri zâtın yâ rabbenâ

 

11. Kasîde ( Solist: Ömer Faruk Belviranlı )

12. Hayy  Zikri

 

- Sen mevlâyı sevende

  Mevlâ seni sevmez mi

 

- “Elif” Allâhın adı

  “Be” bağdattır mekânı 

 

- Şeribtü bi ke’sil ünsi min tıybi hamreti

 Yâ sâkin Tanta yâ Seyyid Ahmed yâ hû yâ bedevî

 

 

PROGRAMDA YER ALAN SANATÇILAR

 

Ses Sanatçıları:

Ahmet UNCU

Ahmet ÇALIŞIR

Ali KALAYCI

Enver ÖZEL

Habib Alpaslan TABAK

Hüseyin Alb ÖZEL

Mehmet Ali TÜRKOĞLU

Ömer Faruk BELVİRANLI

Sezai ÜNAL

Vedat TÜZÜN

Ufuk YÜRÜÇ

 

Neyzenler:

Yusuf KAYYA

Mahmut UĞURLUAKDOĞAN

Süleyman YARDIM

Şükrü FIRAT

Ahmet Safa MIZRAK

 

Bendirzenler:

Ali Vefa SAĞBAŞ

Suat ORHAN

Yusuf ORHAN

 

Zakirler:

Ahmet Sami KÜÇÜK

Mustafa Celalettin AKSOY

Kağan ULAŞ

Akın ÖZKÖK

Musa Kazım TIĞLIOĞLU

   

 

            15 Aralık 2008 Pazartesi

Saat: 14.00

 

TASAVVUF MÜZİĞİ KONSERLERİ – 4

 

Evliya Çelebi Döneminden Esintiler

 

Gül-i Zâr Türk Müziği Topluluğu

Yer: Büyükşehir Belediyesi Mevlâna Kültür Merkezi Sultan Veled Salonu

Düzenleyen: T.C.Konya Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

 

 

 

GÜL-İ ZÂR TÜRK MÜZİĞİ TOPLULUĞU 

2004 yılında Ankara’da TRT Ankara Radyosu Kanun Sanatçısı Tahir AYDOĞDU tarafından kurulmuştur. Grubun sanat ve müzik yönetmenliğini de Tahir AYDOĞDU yapmaktadır. 

Grup TRT Ankara Radyosu Ses ve Saz Sanatçıları  ve Kültür Bakanlığı Ankara Devlet Klâsik Türk Müziği Korosu Ses Sanatçılarının katılımıyla oluşturulmuştur.

Grubun amacı özellikle Klâsik Türk Müziği’nin gerek büyük formdaki(Mevlevî Âyini gibi) gerekse enstrümantal Türk Müziği, köçekçe vb. diğer formdaki eserlerini hem yurt içi hem de yurt dışında tanıtmaktır.

Grup, ilk konserini 9 Aralık 2004 tarihinde O.D.T.Ü. Kültür ve Kongre Merkezi Büyük Salonu’nda “SULTAN BESTEKÂRLAR” adı altında, daha sonraki konserini Kayseri Erciyes Üniversitesi Sabancı Kültür Sitesi’nde 4 Nisan 2005 tarihinde gerçekleştirmiştir. Grup, diğer bir  etkinliğini de TRT Ankara Radyosu Büyük Stüdyosu’nda 30 Mart 2005 tarihinde, her ay yapılmakta olan “RADYO SANATÇILARI KONSERİ”nde “SULTAN BESTEKÂRLAR” adı altında vermiştir. Topluluk,ilk yurt dışı turnesini çalışmalarını Hollanda’da sürdürmekte olan KULSAN’in organizasyonunda 13-19 mart 2006 tarihleri arasında Hollanda ve Belçika’da Dışişleri Bakanlığı’nın himayesinde gerçekleştirmiştir. Daha sonraki bir konser de Ankara Üniversitesi ve Keçiören Belediyesi organizasyonuyla “YAŞLILAR HAFTASI” nedeniyle Keçiören Yaşlılar Köşkü’nde gerçekleştirilmiştir. Topluluk 2006 yılındaki son etkinliğini 19.eylül.2006’da İstanbul Dolmabahçe Sarayı’nda TRT Kurumu’nca yaptırılan “Osmanlı’nın sürgünü-öncesi ve sonrası” belgeselinin tanıtımı sonrasında  Sultan Bestekârların eserlerinden örnekler sunarak gerçekleştirmiştir.

İsminden de anlaşılacağı üzere “SULTAN BESTEKÂRLAR” projesinde yer alan eserler, bir aile geleneğinin yazılı örnekleridir. Osmanoğlu ailesi mensuplarının profesyonel düzeydeki bestecilik ürünlerinin örnekleridir.

2007 yılının Hz. Mevlânâ’nın 800. doğum yıldönümü olması nedeniyle topluluk İngiltere’de yerleşik ARC müzik şirketinin desteğiyle 75 ülkede yayınlanan bir CD gerçekleştirmiş ve bu albümde Bayati Mevlevî Âyini, Niyaz İlâhisi, Sultan Veled’in Acem peşrevi, güftesi Hz.Mevlânâ’ya ait ilâhiler de seslendirilmiştir. (www.arcmusic.co.uk) Albümün katalog numarası EUCD 2086’dır. Albüm, “The music of whirling dervishes” adıyla İngilizce, Almanca ve Fransızca olmak üzere 75 ülkede yayınlanmıştır.

 Topluluk Üyeleri

Ses Sanatçıları

Tülin KUŞOĞLU

Hülya AYDOĞDU

Seçil KUTLU

Cumhur  KOCA

Turhan ÖGE

Murat IRKILATA

Sefer KARABÜK

Çağlar SUNGUR

 

Saz Sanatçıları

Tahir AYDOĞDU......................Kanun (Sanat ve müzik yönetmeni)

Uğur ONUK…………………....Ney

Kaan BİRHEKİMOĞLU............Ney

Necati SAMANCI......................Tanbur

Didem AYDEMİR TUNCER…..Klâsik kemençe

Serhat ÇİĞİLTEPE………….....Viyola

Emre SOYLU.............................Viyolonsel

Adem ATUK.............................Bendir/Bas Kudüm

Çağdaş OTO................................Bendir/Halile

Aydemir TUNCER......................Bendir/Bas Bendir

Halil Uğur KUTLU......................Kudüm/Bendir

 

Konuk Sanatçılar

Bilal DEMİRYÜREK………......(Hâfız)

Ali İNAN.....................................(Hâfız)

  

Konser programında adı geçen Türk Mûsikîsi formları hakkında bilgi:

MAKÂM: Belli giriş, gelişme ve bitiş kurallarına göre kullanılan müzik dizileri olarak târif edilebilir.  Türk Mûsikîsi’nde ezgiler ( nağmeler/melodiler ) girişi,gelişmesi ve bitişi belirli olan bir düzen içinde kullanılırlar. Ezginin dolaşımını düzenleyen bu kurallara “SEYİR” adı verilir. Makâmlarımıza kişilik, lezzet ve kokusunu veren bestecilerin değiştiremediği seyir kurallarıdır. Bu kurallar bir bütün olarak makâm ailelerini meydana getirirler.  Türk Mûsikîsi’nde  Basit, Şed (aktarılmış) ve Bileşik olmak üzere makâm çeşitleri vardır. 17.yüzyılda 600’e yakın makâm çeşidi kullanılırken  günümüzde bu sayı 40-50 civarındadır.

MERSİYE: Ölen kişinin ardından duyulan üzüntü ve acıyı dile getirmek ve o kişinin iyi taraflarını anlatmak için yazılıp, bestelenen manzum eserlere denir. Bilhassa kerbelâ şehitleri ve bunların başında Hz.Hüseyin hakkında zengin bir edebiyat teşkil edecek derecede mersiye söylenmiştir. Genellikle 10 Muharrem günü okunmak için bestelenmiş Hatip Zâkiri Hasan Efendi’nin Nühüft makamındaki mersiyesi en çok bilinenler arasındadır. Ayrıca  ilâhi tarzında bestelenmiş mersiyeler de vardır. Bu ilâhiler Muharrem ayında tekkelerde Hz.Hüseyin ‘in hatırasına anmak için okunurdu.

İLÂHİ: Tasavvuf Musikîsi’nin  en çok kullanılan ve en renkli beste   formudur. Hem câmi mûsikîsinde hem de tekkelerde okunur. İlâhiler bestelenmiş, melodik  kuruluş ve kullanılış  açısından, diğer eserlere göre daha kolay anlaşılabilen, kolayca akılda kalabilen eserlerdir. Sözleri genellikle, tasavvuf şairlerinin şiirlerinden seçilmiştir. Küçük bir beste şekli olarak görünse de, ilâhi ilhamları samimi ve kısa melodik cümlelere sığdırmak kolay değildir. Cumhur, Ramazan, Hicret  vb. ilâhi çeşitleri vardır.

NEFES: Tasavvufi özellikteki halk şiirlerinden seçilerek bestelenen, genellikle Bektâşi Tekkeleri’nde icra edilen bir formdur. İlâhilere benzerse de daha çok halk mûsikîsi nüanslı ve otantik eserlerdir. Diğer tekkelerde de kullanılmıştır. Dinî mûsikî repertuarımızda çok olgun ve sanatlı örnekleri vardır. Tıpkı Halk Musikîsi’nde olduğu gibi çoğunun bestekârı bilinmemekle beraber,dinî mûsikî bestekârlarımız da “Nefes” bestelemiştir.

TAKSİM: Taksim adının nereden geldiği tartışmalıdır. Çoğunluğun kabul ettiğine göre, düzenli bir akış içinde icra edilen bir fasıl  programının arasında yapıldığı ve akışı ikiye böldüğü için bu ad verilmiştir. Bir icra sırasında ya da tek başına bir saz sanatçısının bir makam çerçevesinde çeşitli makamlara geçkiler yaparak o anda bestelediği yani doğaçlama ve ritmsiz bestelerdir. Giriş, ara, geçkili, cumhur, fihrist, ritmli taksim gibi taksim çeşitleri vardır. İyi taksim yapabilmek, çok güçlü mûsikî ve modülasyon tekniğini bilmeye bağlıdır. Taksimin sözlü mûsikîdeki karşılığı da “gazel”dir.

SALÂT (Salâ):  Arapça’da “Dua ve Namaz” anlamlarına gelir. Hz. Muhammed ( S.A.V.) için Cenab-ı Allah’a  rahmet ve selâmını bildiren Arapça sözlü dinî eserlerdir. Çeşitli makamlarda  bestelenmişlerdir. İşledikleri konulara göre de çeşitli isimler alırlar. Sabah salâsı,Cum’a ve Bayram salâsı, Cenaze salâsı ve Salât-ı ümmiye gibi. Salâ ve salât tâbirlerinin her ikisi de kullanılır. Üslûp bakımından  Nât ve Durak’lara benzer. Hareketleri ağır ve ağırcadır. Tek farklı yanları işledikleri konuların değişik  oluşudur. Salâtlarda kullanılan usûl "Durak Evferi"dir. Minarelerde genellikle bir müezzin tarafından okunur ve günün ilk saatlerine ayrı bir güzellik ve anlam kazandırır. Bugün için bilinen tek sabah salâsı Hatip Zâkirî  Hasan Efendi ‘nin ( 1545-1623) Dilkeşhaveran makamındaki salâsıdır.

TEKBİR: Tekbir’in kelime anlamı Cenab-ı Allah’ı ululumak ve yüceltmek demektir. Bayram namazları ve Kurban Bayram’ı günlerinde kılınan farz namazlardan sonra, kurban kesilirken, Mevlîd merasimi esnasında, cenazede veya savaşta toplu bir dinî merasim heyecânı içinde koro halinde okunan dinî bir eserdir. Sözleri Arapça olup; “Allahü ekber, Allahü  ekber, lâilâhe ill’Allahü v’Allahü ekber, Allahü ekber ve li’l-lâhi’l-hamd” şeklindedir. Tekbir’in Türkçe anlamı: Allah en büyüktür,Allah en büyük; Allah’tan başka ilâh yoktur. Yemin ederim ki Allah en büyüktür, Allah en büyük. Hamd Allah içindir. Mustafa Itrî Efendi (1638-1712) tarafından Segâh makamında bestelenmiş olan Tekbir, herhangi bir usûle bağlı olmadan serbest olarak okunur. 

SALÂT-I ÜMMİYE: Mevlid gibi bazı dinî törenlerde, bazı dinî günlerde ve teravih namazı aralarında, Hz.Peygamber’e ait mukaddes eşyanın ve Sakalı Şerif’in ziyareti esnasında; kısaca, salat-ü selam getirilmesi gereken yerlerde cemaat tarafından koro halinde ve vecd içinde okunur. Salât’ı ümmiye’nin bitmeyen bir daire gibi, tamanlanmamış ,biteviye dönen bir mûsikî cümlesi ifadesi taşıdığı söylenebilir.

KASÎDE: Kasîde  sözcüğünün anlamı “kasdetmek,yönelmek” olan Arapça “kasada” sözcüğüyle ilgilidir ve belli bir amaçla yazılmış manzume demektir. Türk Edebiyatında din ve devlet büyüklerini övmek amacıyla belirli kurallar içinde yazılan şiirlere denir. Kaside, Arap edebiyatında  ilk dönemlerden beri bulunan bir nazım biçimidir. Kaside, Arap edebiyatından önce İran edebiyatına, bu yoldan da XIII. Yüzyıldan sonra Türk edebiyatına geçmiştir. Kaside, beyitlerle yazılan bir nazım biçimidir. Uyak düzeni, gazelin uyak düzeninin aynıdır.

KÂR: Türk musıkisinde din dışı formların en büyüğüdür. Genellikle büyük, bazen de aksak olmayan küçük usuller kullanılmıştır. Sözler genellikle Farsça'dır. İstisnalar olmasına rağmen genellikle terennümle başlar. Form, üslup olarak ağır, ciddi, sanat göstermeye uygundur. Şekilde kesinlik yoktur.

BESTE: "Bağlanmış" manasındadır. Klasik fâsılda kârdan sonra okunan eserdir. Büyük usullerle ölçülmüşlerdir. Güfteler dört mısralıdır ve her mısradan sonra terennüm gelir. Üçüncü mısra meyan bölümünü oluşturur. Bu yapıdaki bestelere murabba beste denir. Eğer terennüm iki mısradan sonra kullanılmışsa, bu türe nakış beste denir. Klasik musıkimizde terennümsüz besteler de mevcuttur.

AĞIR SEMAİ: Usulün dışında, beste formunun özelliklerini taşır. Ağır sengin semai, sengin semai, ağır aksak semai ve aksak semai bu formun zorunlu usulleridir. Besteden sonra icra edilir.

YÜRÜK SEMAİ: Klasik faslın son sözlü eseridir. Her yönüyle beste ve ağır semainin özelliklerini gösterir. Tek farkı, yürük semai usulünün kullanılma zorunluluğunun olmasıdır.

PEŞREV: Faslın en başında çalınan saz eseridir. Genellikle büyük usullerle ölçülmüşlerdir. Bununla birlikte küçük ve aksak olmayan usuller de kullanılmıştır. Peşrevler, istisnaları olmasına rağmen, dört haneden oluşur. Her hane sonunda teslim denen bölüm çalınır.

TAHİR AYDOĞDU

1959’da İstanbul’da doğdu. 1983’te ODTÜ Fizik Bölümü’nden mezun oldu. Müzik çalışmalarına lise yıllarında başladı. İlk müzik ve teori derslerini TRT Ankara Radyosu Kanun Sanatçısı ve Fasıl Topluluğu Şefi, babası Gültekin Aydoğdu’dan aldı. 1981 yılında TRT Kurumu’nun açmış olduğu sanatçı sınavını kazanarak Ankara Radyosu’na Kanun Sanatçısı olarak girdi. Kurulduğu 1938 yılından beri bir konservatuar vazifesi gören Ankara Radyosu’nda değerli sanatçılarla çalıştı. Sanatçı, günümüze kadar Ankara Radyosu’nda birçok topluluğa ve sanatçıya eşlik ederek, radyo yayınları ve TV programlarına katılarak  bilgi ve tecrübesini arttırma imkânı buldu.

Ülkemizin sevilen gruplarından biri olan Modern Folk Üçlüsü ile uzun bir süre beraber çalıştı, hem ülkemizde hem de yurt dışında konserler verdi. Aydoğdu daha sonra 1990 yılında kurulan AsiaMinor grubuna katılarak Ankara, İstanbul müzik festivallerinde çaldı; birçok şehrimizde, ayrıca A.B.D., Avusturya, Almanya, İsviçre, Macaristan, İtalya ve Yunanistan olmak üzere yurt dışında  birçok konser verdi, atölye çalışması ve festivallere katıldı. AsiaMinor ile birlikte 1991’de Viyana’da “Sokak Boyunca”, 1994’de Ankara’da “Longanova”, 1997’de de “Kedi Rüyası” adlı CD’leri gerçekleştirdi. Ayrıca ud sanatçısı Cinuçen Tanrıkorur ile “Cinuçen Tanrıkorur’un bestelerinde Yahya Kemal” ve caz sanatçısı Yıldız İbrahimova ile birlikte “Balkananatolia”, Hollandalı ve İspanyol sanatçılar ile “Sufi’den Flamenko’ya”, Moskova Çaykovski Radyo Senfoni Orkestrası ile Moskova’da “Afife” CD’lerini gerçekleştirmiştir. Sanatçı, Selman Ada’nın Ali Baba ve Kırk Haramiler adlı operine de kanunu ile eşlik etmiş, Eylül 1999’da da Harem Balesi’nin müziklerini düzenlemiştir.

Müzik çalışmalarından başka yurt içi ve yurt dışında  “Kanun ve Türk Müziği” konulu konferanslar vermiştir. 2002 yılında başlayan, yine TRT Radyo-4’te  kendisinin hazırlayıp sunduğu  “Tellerden Dökülen Nağmeler ” programına da devam etmektedir. 

Aydoğdu, Ferid Alnar’ın Kanun Konçertosu’nu bestecisinin dışında seslendiren ikinci sanatçı, Çiftetelli adlı eserini de seslendiren ilk sanatçıdır.  Sanatçı, Kanun Konçertosu’nu ülkemizin seçkin orkestraları ve çeşitli yaylı sazlar dörtlüleri ile yurt içi ve yurt dışında seslendirmiş, Kanun Konçertosu ve Çiftetelli’nin kayıtlarını da 2000 yılının sonlarında T.C.Merkez Bankası’nın desteğiyle  gerçekleştirmiştir.

Sanatçı kişiliğinin yanısıra eğitimcilik yönü de olan Aydoğdu, 1987 yılından 2001 yılına kadar ODTÜ Müzik & Güzel Sanatlar Bölümü Öğretim Görevlisi ve ODTÜ Klâsik Türk Müziği Korosu Şefliği’ni yürütmüş, birçok konser verdiği gibi bine yakın öğrenci yetiştirmiştir.

Hayatında en önem verdiği olaylardan birisi de 25.5.2001’de kendisine O.D.T.Ü. TAKDİR ÖDÜLÜ verilmesi olmuştur. Aydoğdu, Türkiye Millî Olimpiyat Komitesi tarafından her yıl verilmekte olan Toplumsal Fair-Play Ödülleri çerçevesinde  2005 yılında iletişim dalında  Şeref Madalyası ile ödüllendirilmiştir.Sanatçı, ayrıca 2001 yılında Ege Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuarı’nda tez konusu yapılarak hayatı geniş bir şekilde irdelenmiştir. Merkezi Budapeşte’de bulunan Dünya Simbalon Derneği’nin de üyesi olan Aydoğdu, 1997-2000 yılları arasında TRT Ankara Radyosu Türk Sanat Müziği Müdürlüğü yapmıştır. Değişik tarihlerde Gazi Üniversitesi Müzik Eğitimi Bölümü’nde de öğretim görevlisi olarak hizmet vermiştir.    

Amerika’dan Japonya’ya 50  ülkede yüzlerce konser vermiş ve ülkemizi temsil etmiş olan Aydoğdu’nun ilk solo albümü “Hasret Haziran 2004’de Kalan Müzik’ten, Babası Gültekin Aydoğdu ile birlikte hazırladığı “Kanun Metoduda Ankara’da Yurt Renkleri tarafından Ekim 2004’de yayınlanmıştır. Aydoğdu,şu ana kadar çeşitli grup ve sanatçılarla gerek yurt içi gerekse yurt dışında 22 albüm gerçekleştirmiştir. Şu anda TRT Ankara Radyosu’ndaki Kanun Sanatçılığı görevine devam etmekte olup ODTÜ Mezunları  Türk Müziği Korosunun şefliğini de sürdürmektedir.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Ankara Devlet Klâsik Türk Müziği Korosu‘nda ses sanatçısı olarak çalışan Hülya Aydoğdu ile evli olan sanatçı ingilizce bilmektedir.

Web:www.tahiraydogdu.com/e-mail:tahir.aydogdu@gmail.com

 

Bu Yazı 7040 defa okundu.
Diğer Güncel Haberler
Ergun Çelebi ve Kütahya Mevleviliği 11.10.2014
Ankara'da Mesnevi Okumaları 27.08.2014
Hüseyin Azmi Dede 22.08.2014
Mesnevî Dünya dillierinde 13.08.2014
Yüksek Lisans Öğrenci Alımı 02.08.2014
Leyle-i Kadir Mübarek Olsun 23.07.2014
Mübârek Vakitler 14.07.2014
Ankaravî Dede’den Oruç 02.07.2014
Ramazan Mübarek olsun... 28.06.2014
İrfan Sohbetleri 18.06.2014
Serdivan'da Mesnevi Dersleri 12.06.2014
Hayrlı berâtlarımız ola 12.06.2014
Korkma aşk var 10.06.2014
Hz. Mevlana ve Mesnevi konuşuldu 05.05.2014
Hz. Mevlâna ve Ailesi 786. Kez Karşılandı 03.05.2014
BELH’TEN KONYA’YA MEVLÂNA VE AİLESİ 03.05.2014
Karaman'da anma... 02.05.2014
Hz. Mevlâna ve Mevlevilik anlatıldı 02.05.2014
Antalya Mevlevihanesi'nde Restorasyon 01.05.2014
Leyle-i Regâib mübarek olsun... 01.05.2014
Konferansa Davet 29.04.2014
Konferansa Davet 28.04.2014
Panel'e Davet 28.04.2014
Keşkül Dergisi 30.Sayısı çıktı 21.04.2014
Celâleddin Çelebi Anıldı... 18.04.2014
Niyâzî-i Mısrî'yi (k.s.) Anısına 15.04.2014
Sema', Mesnevi ve Tasavvuf Sohbetleri 11.04.2014
Her Cumartesi Sema'da buluşalım... 11.04.2014
Hz. Üftâde Sempozyumu 11.04.2014
Utanmazlar! Milli Olmak ne demek 08.04.2014
Vali'den İstişare Toplantısı 05.04.2014
Konya'dan Kolombiya'ya 04.04.2014
Başvuru tarihleri ertelendi.. 03.04.2014
Uluslararası Mesnevi Sempozyumu 31.03.2014
Yakın Doğu'da Söyleşi 28.03.2014
Neşati Ahmet Dede anılacak. 24.03.2014
Cananda Fani Olmuş Bir Can 19.03.2014
Mevlana’nın Düşüncesinde İnsan 19.03.2014
Semazen 10 yaşında... 18.03.2014
KENDİNİ SÖYLEME NEYİM!
Muhsin İlyas Subaşı
İÇ SAVAŞ
M. Faik Özdengül
Mâşuk’un Nefesi
İsmail Güleç
Mevlevî Sempozyumu
Mehmet Demirci
ORUÇLUNUN GÜLÜMSEMESİ
Nuri Şimşekler
MEVLÂNA DERGÂHI POSTNİŞİNLERİ
Yakup Şafak
Sahte Şeyhler
Editör'den
İSLAM TASAVVUFU - Soru ve Cevaplar
Editör'ün Seçimi
KOZMOPOLİT
Misafir Yazar
Beş Duyu ile Yetinmek
M. Sait Karaçorlu
MESNEVÎ HİKÂYELERİ
Adnan K.İsmailoğlu
CELALEDDİN ÇELEBİ (II)
Lokman D. Solmaz
Hz. Mevlâna'yı yadediyoruz
Bilal Kemikli
KİMİN MÜRŞİDİ YOKSA
Mahmut Erol Kılıç
MEVLANA DOSTLARINA TARİHLER-II
İsmail Yakıt
Bir zamanlar adalet deyince
Cuma Mektupları
Dünyanın düğünü var
H. Nur Artıran
Sufi ve Tasavvuf
Cemalnur Sargut

Click here to join semazen
Semazen Yahoo Groubs

Asitâne Mevlevi Kültür Dergisi

Anasayfa | Hakkımızda | Site Haritası | İletişim | E-mail
Semazen.net'in resmi web sitesidir.
Web sitemizin dışında farklı sitelere yönlendiren linklerin içeriklerinden Semazen.net sorumlu tutulamaz.
Copyright © 2005, Tüm Hakları Saklıdır.
Sayfa oluşturma zamanı: 0.5111 sn.
Programlama: CMBilişim Teknolojileri Görsel Tasarım: Capitol Medya