Site Haritası
Kur'an-ı Kerim
Hadis-i Şerif
Hz. Mevlana
Eserleri
Seyyid Burhaneddin
Bahâeddin Veled
Şems-i Tebrizi
Selahaddin Zerkubî
Sultan Veled
Hüsâmeddin Çelebi
Hz.Mevlâna Dergâhı
Sema
Adab ve Erkan
Yolun Mertebeleri
Çelebilik
Mevlevi Ayinleri
Mevlana İhtifalleri
Akademik
Yükle
Hizmeti Geçenler
Mesnevi Sohbetleri
Mesnevi Hikayeleri
Sesli Kitaplar
Fihimafih Okumaları
Duyuru&Etkinlik
Haberler
Semazen Video
Semazen Radyo
E-Kart
Projelerimiz
Foto Galeri
Soru ve Cevaplar
Keşkül Dergisi
Linkler
KONYA
Evrad-ı Şerif
Dinletiler
Bağış

    

 

  




 

Google

Kur'an-ı Kerim

Dinleyelim


Hz. Mevlânâ'nın eserlerinden hangisini okudunuz?
Mesnevi
Divan-ı Kebir
Fihimafih
Mecalis-i Seba
Mektubat
Birkaçını
Hiç Birini
 
İYİYE YORMAK
27 Temmuz 2017 18:04

İYİYE YORMAK

Herkesin, bir şey elde edeceğim diye bir ümidi vardır... nihayet bir gün olur, ona bir kapı da açarlar. Açarlar ama hemencecik yine o kapıyı örterler. O kapıya tapan, oraya ümit bağlayan kişi de ümitlenir, o ümitle ateş kesilir, işe girişir! (Mesnevi.4.50-51)

Ümit Müminin kadim kelimelerindendir. Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. (Zümer 53). Emir kipinde tavsiyedir.

Peygamber sav iyiye yormayı önerir ve kendisi de öyle yapardı. Her şeyde iyiye olumluya gidecek bir taraf bulur ve güzel düşünürdü. Örnek mi?

Hicret yolunda deve sırtında sür'atle yol alan Resûl-i Kibriyâ gelip Amim denilen mevkie ulaştı. Sehmoğulları yurdu buraya yakındı. Reislerinden Büreyde bin Huseyb, Kureyş'in Peygamber sav’i yakalayana 100 deve va'dini işitmiş olduğundan yanına seksen kadar adamını da alarak Peygamber Efendimizi buldu. Resûl-i Ekrem ona, "Sen kimsin?" diye sordu. "Ben, Büreyde'yim" deyince, Peygamber Efendimiz Hz. Ebû Bekir'e, "Yâ Ebâ Bekir! İşimiz, serinledi ve düzeldi." dedi. Peygamberimiz (s.a.v.) tekrar Büreyde'ye, "Kimlerdensin?" diye sordu: "Eslem Kabilesindenim" cevabını verdi. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz, yine Hz. Ebû Bekir'e dönerek, "Yâ Ebâ Bekir, selâmete erdik." dedi. Peygamber Efendimiz, "Eslem'in hangi kolundansın?" diye sordu. Büreyde, "Sehmoğullarındanım" dedi. Bunun üzerine Efendimiz Hz. Ebû Bekir'e, "Yâ Ebâ Bekir, okun çıktı."buyurdu. Ardından Büreyde Peygamber sav’i yakalamaya gelmişken şehadet getirip Müslüman oldu.

Bürde’yi Peygamber sav  Arapça berede kökünden gelen kolay manasına kullanmıştır, eslem selamette olmak sehm ise ok manasınadır. Peygamber sav Büreyde’nin hem adını hem de kelimelerini iyiye yordu.

Karşılaştığı her şeyde, her insanda, her vakada iyi bir taraf bulmak olgun insan vasfıdır. Peygamber sünnetidir. Tersi ise hamlıktır. Gördüğü her şeyde kusur bulmak, hep olumsuzu görmek, sürekli eleştirmek tam manasıyla küçük yaş davranışıdır, ham, kaba ve ilkeldir.

İnsan bilmez mi ki, yaşamak denen imtihanın üstadı, hocası, Kerim olan Allah’tır.

Eskiden Mesnevi derslerine şu beyitle başlamak adettendi:

Tû megû bedân şehbâr nîst 
Bâ kerîmân kârhâ-yı düşvâr nîst 

O şahın huzuruna çıkmak için bize izin verilmemiştir deme. Çünkü kerîm olanlarla, ikram sahibi olanlarla iş yapıp kâr elde etmek zor değildir. 

Gelelim ilk beyte, ümit Üstad’ı Ezeli’nin havucudur. Bir şeyi önce biraz tattırıp, ardından eksik etmekle bizi tattıklarımızı yeniden arama yoluna düşürür. Elemler, kederler, sıkıntılar, gamlar, bizi o ümitle kendisine çekip durmasıdır Allah’ın.

Allah merhametlidir. Elçisi merhametlidir. Allah dostları merhametlidir. Olgun insan merhametlidir. Onlar hep iyiyi gören, iyiyi arayan, her şeyi iyiye yoranlardır. Talebe sınıfı geçsin diye türlü türlü yollar ararlar ve önerirler hatta gizli gizli yardım ederler. İmtihan olmazsa olmaz, zira adalet bunu gerektirir. Zorluklar adaletin iktizasıdır.

Kardeşler, maksat sevgiliye yolculuksa, buna vesile olan her şey makbuldür. Başladığımız gibi Pirimizin sözleriyle bitirelim:

Görüyorsun ya, dünyada mutlak olarak kötü bir şey yoktur. Kötü, buna nispetle kötüdür. Sonra şunu da bil ki,

O güzele kendi gözünle bakma... isteneni isteyenlerin gözüyle gör!

Kendi gözünü yum kendi gözünün yerine, ona aşık olanlardan ariyet bir göz edin...

Hattâ âriyet olarak ondan bir göz, bir görüş, al da onun yüzüne, onun gözüyle bak!

Bak da bıkmadan, usanmadan emin ol. İşte ululuk ıssı peygamber, bunun için “Kim kendini Allah’a verirse Allah kendisini ona verir” dedi...

“Onun gözü de ben olurum, eli de, gönlü de, bu suretle devleti, bahtsızlıktan kurtulur” buyurdu.

Ne olursa olsun, kötü ve istenmeyen bir şey bile olsa değil mi ki sana kılavuzluk etti ve sevgiline ulaştırdı, sevimlidir, dosttur! (Mesnevi.4.65-80)

#korkmaaskvar

Dr Faik Özdengül

http://faikozdengul.wordpress.com

Bu Yazı 326 defa okundu.
GİZLİ YAĞMUR
M. Faik Özdengül
Mevlana’dan beslenme öğütleri
İsmail Güleç
Topkapı Sarayı ve Mevlâna
Mahmut Erol Kılıç
Oruç Açlık mı, Arınma mıdır?
Muhsin İlyas Subaşı
HZ. MEVLÂNÂ'YA GÖRE RAMAZAN VE ORUÇ
Editör'ün Seçimi
ORUCUN İÇ ANLAMI
Mehmet Demirci
Mevlânâ ve Nefs Eğitiminde Oruç
Misafir Yazar
ORUÇLUNUN GÜLÜMSEMESİ
Nuri Şimşekler
MESNEVİ’DE MANEVÎ MOTİVASYON
Yakup Şafak
Ramazan Üzerine
Ö. Tugrul İnançer
HAZRET-İ MEVLÂNÂ’NIN SEMÂ'I
A.Selâhaddin Çelebi
RAMAZAN VE ORUÇ GAZELLERİ
Adnan K.İsmailoğlu
Mesnevî ve Maârif’e göre Oruç
H. Nur Artıran
Oruç
Mehmet Fatih
Perhiz
M. Sait Karaçorlu
Oruç ile benliği at, can oluver
Cuma Mektupları
Tasavvufun Günümüzde Uygulanması
Cemalnur Sargut
HZ. MEVLÂNÂ’YA GÖRE ORUÇ
Editör'den
MEVLANA DOSTLARINA TARİHLER-II
İsmail Yakıt
Mevlânâ Aşıkı Mehmet Dede
Tarihten Bir Yaprak
Semâ'daki Sırlar
Sezai Küçük

Asitâne Mevlevi Kültür Dergisi

Anasayfa | Hakkımızda | Site Haritası | İletişim | E-mail
Semazen.net'in resmi web sitesidir.
Web sitemizin dışında farklı sitelere yönlendiren linklerin içeriklerinden Semazen.net sorumlu tutulamaz.
Copyright © 2005, Tüm Hakları Saklıdır.
Sayfa oluşturma zamanı: 0.0330 sn.
Programlama: CMBilişim Teknolojileri Görsel Tasarım: Capitol Medya