Site Haritası
Kur'an-ı Kerim
Hadis-i Şerif
Hz. Mevlana
Eserleri
Seyyid Burhaneddin
Bahâeddin Veled
Şems-i Tebrizi
Selahaddin Zerkubî
Sultan Veled
Hüsâmeddin Çelebi
Hz.Mevlâna Dergâhı
Sema
Adab ve Erkan
Yolun Mertebeleri
Çelebilik
Mevlevi Ayinleri
Mevlana İhtifalleri
Akademik
Yükle
Hizmeti Geçenler
Mesnevi Sohbetleri
Mesnevi Hikayeleri
Sesli Kitaplar
Fihimafih Okumaları
Duyuru&Etkinlik
Haberler
Semazen Video
Semazen Radyo
E-Kart
Projelerimiz
Foto Galeri
Soru ve Cevaplar
Keşkül Dergisi
Linkler
KONYA
Evrad-ı Şerif
Dinletiler
Bağış



 

Google

Kur'an-ı Kerim

Dinleyelim


Hz. Mevlânâ'nın eserlerinden hangisini okudunuz?
Mesnevi
Divan-ı Kebir
Fihimafih
Mecalis-i Seba
Mektubat
Birkaçını
Hiç Birini
 
Ziyaretçi Defteri
Lütfen eleştiri, öneri ve değerlendirmelerinizi yazınız.
Toplam 1340 adet yazı bulunmaktadır.
Gönderen : HAKAN TOKLUMAN
HOŞGELDİN 11 AYIN SULTANI TÜM İSLAM ALEMİNİN RAMAZAN'I ŞERİFESİ MÜBAREK OLSUN...HAKAN TOKLUMAN
Gönderilme Tarihi : 23.09.2006 22:56
Gönderen : Nihat bey
Louis Masignon 'u okumayı herkese tavsiye ediyorum bu adam Hristiyan olmasına ve batılı olmasına rağmen ilmin haysiyetini düşünerek islam Tasavvufu Hakkında " Kaynağı Kuran-ı Kerimdir Peygamberin Hadisleridir" diyor ve ekliyor " İslam Tasavvufunda 12 Hak yol vardır. 400 tanede kolu vardır ben hepsinin tarihini evrad-u ezkarını adet ve geleneklerini inceleyemedim " diyor eserlerinde 40 tane tasavvuf yolunu tarihini , evrad-u ezkarını ve gelenek göreneklerini anlatıyor . onun için herkes aklını başına alsın kimse bilmediği şey hakkında konuşupta düşmanlık etmesin. sizlere hayırlı ramazanlar demeden önce isimi duyulup bilinmeyen bir mana kahramanından kısaca bahsetmek istiyorum . "KAMBUR YAŞAR " Babamdan ismini bukadar öğrenebildim 1970lerin sonlarında 90 yaşındaymış ve fatih semtinde tornacılık yapıyormuş babam bu mübarek kişiye Ney baş paresi açtırmış. Yaşar efendi Mevlevi Tekkesinde ders okumuş Sikke-i Şerifi Dedeler tarafından başına giydirilmiş Neyzen Tevfik den de icazet alararak Neyzen olmuş ve Hatta son dönem Osmanlı Medreselerinden de rahle-i Tedris görmüş bir derviş . Allah rahmet eylesin. diyorum sitede ki canlarda bu zatın adını duysun istedim. Hazret-i Mevlana Efendimizin , Şeyh Şems-i Tebriz-i Efendimizin Şefaatlerine ve Himmetlerine nail olalım inşaallah herkese hayırlı ramazanlar .
Gönderilme Tarihi : 23.09.2006 16:20
Gönderen : mustafa
kıymetli dostlar bu fakir kulun bı suali olacaktır ankarada mevlevihane varmı ?adresi verebilirseniz ziyadesiyle mutlu edeceksınız.
Gönderilme Tarihi : 22.09.2006 23:23
Gönderen : mustafa akyolal
HAKK TEALA SELAMI HZ.PİR MEVLAMA DOSTLARINA OLSUN MEVLANAMIZIN ADINI ZİKRETME BEREKETİNE NAIL OLAN BUTUN GONULLERİ LUTUFLU DOSTLARIMI KUTLAR GONULLERİNDEN AŞK SEVGİ EKSİK OLMASIN DİLEKLERİMİ SUNARIM. semazen sayfasını yakın zamanda kesfettim ve bu guzel sayfayla ulasamamanın zorlugunu yenebilme lutfuna naıl oldugum kanaatindeyım basarilarının dewvamını butun sayfa olusturan dostlara dılerım
Gönderilme Tarihi : 22.09.2006 23:12
Gönderen : İlkay
S.a. Allah sizlerden razı olsun. Bu asude siteyi az önce tevufuken buldum. İnsiyaki bir duygu mesnevi ile alakalı bişeyleri internek ortamında aramaya sevketti beni..Bir HZ. Mevlana meftunuyum.. Nihat bey harika bir yazı yazmışsınız..Allah razı olsun. Eğer bir mahzuru olmayacaksa sizinla tanışmak ve bilgi teatisinde bulunmak istiyorum. ilkay1071@hotmail.com Bu siteyi yapanlardan da Allah iki cihanda razı olsun..
Gönderilme Tarihi : 22.09.2006 17:07
Gönderen : Ersin KILIÇ
Ankarada faaliyet göstern mesnevi derneği kurumu veya grubu olan yerler varsa ALLAH rızası için bana yanıt versin.Teşekkür ederim. ALLAH a emanet olun.
Gönderilme Tarihi : 22.09.2006 12:44
Gönderen : fehmi
hayirli geceler hepinize
Gönderilme Tarihi : 22.09.2006 04:13
Gönderen : derviş
BEN ŞİMDİLERDE SENİN AŞKINLA DAHA Bİ YANIP,İNSANLARA SENİ ANLATMADAYIM..HZ.PİRİM,SENİ BANA DOST KILAN,YOLDAŞ,GÖNÜLDAŞ KILAN RABBİME ŞÜKÜRLER OLSUN...AŞK VE EDP İLE İNŞALLAH..
Gönderilme Tarihi : 21.09.2006 22:15
Gönderen : Nazan

Allah (c.c)razı olsun çok güzel bir site.Yalnız bir soru sormak istiyorum.Site yöneticileri yada yetkili bir ağız (üye).Kelime-i Tevhid,"La ilahe illallah",burada ki "la"'nın anlamı yoktur. "İlahe "tanrı demektir".İLLA ALLAH" ise sadece Allah vardır anlamını içerir.Yani tanrı yoktur,sadece" ALLAH "vardır.,bu samimi sorulan bir soru? Fîhi mâ fîh'de tanrı kelimeleri çok ama çok geçmekte,yetkili bir kişiden gerçek anlamını ögrenebilirmiyim?Nazan.


Not:  Allah Teala Bakara Süresi 163.Ayeti Kerimesinde "Sizin ilahınız(tanrınız)tek bir ilahtır(tanrıdır)Ondan başka ilah(tanrı)yoktur O Rahman ve  Rahim'dir. "buyurmaktadır bu ayete bakarsanız Allah Teala kendini "ilah-i vahid"olarak tesmiye ediyor yani kendisine ilah diyor.Tanrıda ilahın türkçesi olarak kullanılan bir kelimedir. yakup çatalbaşlı

Gönderilme Tarihi : 21.09.2006 20:36
Gönderen : Nihat bey
11 Ayın sultanına pazar günü kavuşuyoruz inşaallah ne mutlu bizlere . cumertesi ilk teravih ve ilk sahur . pazar ilk oruç Cenab-ı Hak tüm müslümanların oruçlarını kabul buyursun. her razamazan ve her kurban bayramı olduğu gibi yine ne olduğu belirsiz adamlar fitne çıkaracaklar dini yanlış anlatacaklar tüm canlar ve sayın site yöneticileri ve hepimiz uyanık oluruz inşaallah. şu an da Muhterem üstat Abdülbaki Gölpınarlı nın Melamilik ve Melamiler kitabını yeniden okuyorum herkese tavsiye ederim Pan yayıncılıktan da Milenyum yayıncılıktanda bu eser çıkmıştır. eseri özellikle Soner yalçının yalanlarına kananlar için öneriyorum yazdığı kitaba buradan alıntılar yapmış alıntılarını ya çarpıtmış ya da olmayan şeyleri yazmış. bu eser Melamilerin de Ehl-i Sünnet vel Cemaat olduğunu göstermesi bakımından önemli . özellikle kitaptaki Bayrami Melamileri kısmı çok güzel herkese tavsiye ederim . Cenab-ı Hak Melamilerin sırrını kutsasın ve bizleride şefaatlerine nail kılsın amin. rahmetli Abdülbaki Gölpınarlı bu eserde başlangıcından günümüze tüm melami silsilesini ayrıntıları ile vermiş ayrıca Melamiliği derinlemesine anlatmıştır. zaten rahmetli üstat Hilafet ve destar sahibi bir mevlevidir. Melamiliği ise o devrin tekkelerinde yine yaşayarak öğrenmiştir. bu işler ilme ve araştırmaya bakar iftira ile işler yürümez tüm canlara selam olsun Hazret-i pir Mevlana Celeddin-i Rumi Efendimizin Himmetine şefaatine nail olalım inşaallah .
Gönderilme Tarihi : 21.09.2006 11:08
Gönderen : nalan
Selamlar, Nur Artıran Hamımefendinin yeni yazısını okudum kendisine teşekkür ediyorum. Çok güzeldi bu tür yazılarının devamını dört gözle bekliyorum. Ayrıca sitenizin devamlı bir ziyaretcisiyim bu siteye emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum.
Gönderilme Tarihi : 20.09.2006 17:57
Gönderen : M. ALİ ORAK
Ferid Kam’ın Bastonundan Soner Yalçın’a Cevap Paranın Efendisi Soner kitabının 214. sayfasının dipnotunda, copy-paste usulüyle elde ettiği bazı bilgileri kendi yorumuyla okuyucuya aktarmış. Bazı doğru bilgilerin arasına sıkıştırdığı kendi yanlı ve yanlış yorumlarla, asıl maksadının gizli bilgileri açığa çıkarmak değil, esas bilinmeyenleri perdelemek olduğu intibaı bende kesin kanaat derecesine ulaştı. Bu meseleye uyanan ilginin devamı ve kurcalanması hâlinde, bundan ciddi olarak rahatsız olacak güçlerin yönlendirmesiyle bu kitaplar yayınlanıyor gibime geliyor. Esas bilinmesi gerekenler, siyaset, bürokrasi, sermaye, medya ve tedrisat sahâsında ipleri elinde tutanlar olmasına rağmen, SYK şürekası ibreyi ters istikamete döndürmeyi şimdilik başardılar. Ortaya belki de kasten gayr-ı sahih isimler atıyorlar ki, hem bu iş sağa yıkılsın, hem de sonradan yazılacaklara ilgi ve güven sarsılsın. Şunu kat’iyetle söylemeliyim ki, vatana, millete ve dine samimi olarak hizmet etmiş olanların damarlarında varsa birkaç damla İbrânî kanı, bu asla değer hükümlerimizde kıstas değildir. Belki bir bilgi notu olarak bir köşeye kaydetmekte beis yoktur, yeter ki değerlendirmeler sadece onun üzerine inşa edilmesin. Bunları ifade ettikten sonra Soner Yalçın’ın satırlarına gelelim: “23. Sırat-ı Müstakim ve Sebil ür-Reşad ekibi içinde yer alan Ömer Ferit Kam’ın babası askerî doktordu. Annesi kütüphane sahibi Defterdar Atıf Efendi’nin torununun kızı Fatma Fıtnat Hanım’dı. Ömer Ferit Kam, Mekteb-i Hukuk’u bitirdi. Özel hocalardan Arapça, Fransızca ve Farsça dersler aldı. En büyük yardımı gelecekte Maliye nazırlığı görevinde bulunacak Sabetayist Faik Nüzhet Efendi yaptı. (Oğlu Sadun Terem büyükelçilik yapmıştır) Faik Nüzhet sayesinde Hariciye Nezareti Tercüme Odası’na memur olarak girdi. Fatma Rukiye Hanım’la evlendi. Mehmet Akif vasıtasıyla tanıştığı Abbas Halim Paşa tarafından Avrupa’ya gönderildi. Hep iç içeler.” Bunlara verilecek cevabın cinsini merhum Ömer Ferid Kam sağlığında tesbit etmiş. Nasıl mı? “Bir akşam [Ö. F. Kam] “Yorgunluğu dinlendirmek için, şöyle biraz çıkalım” dedi. Eline kalın bir baston aldı. Hamamönü’ne doğru yürüdük. Yolda kendisine şimdi hatırlayamadığım bir sual sordum. Bana cevap yerine şöyle dedi: “Oğlum Mâhir, o senin hocaefendileri şu bastonla önüme katar, çil yavrusu gibi dağıtırım. Anladın mı?” (Mâhir İz, Yılların İzi, İrfan Yayınevi, İstanbul 1975, s. 149) Böyle deyip bırakmak gerekirdi. Ancak buna gönlümüz razı olmuyor ve elimizden geldiği kadarıyla ve imkânlarımız elverdiği ölçüde, birkaç satırla mukabelede bulunmak istiyoruz. Bir defa, Soner bunları neye istinâden yazıyor, hangi kaynaktan bu bilgileri aktarmış, bunu izah etmiyor. Bu yüzden bu notlara itimat etmemekte mâzûruz. Sabataycı bir nâzır nasıl, ne şekilde, neyin karşılığında, niçin Ferid Bey’e yardım etmiş? Faik Nüzhet’in nazırlığı ve Ferid Bey’in memuriyetinin aynı zaman diliminde olması tesadüf mü, değil mi? Soner’in “En büyük yardım” dediği bu memuriyet bol maaşlı, geniş selâhiyete sahip yüksek bir makam mıdır? Buradan yola çıkarak, Mehmed Âkif merhumun da adını karıştırarak, sabataycılara selâm veren herkesi “avdetî” mi ilân edeceğiz? O devrin hâdiseleri, şartları ve münasebetler açıklanmadan, çala-kalem ve basit mantıkla “ima” ve isnatlarda bulunmak ne kadar isabetlidir? Bakınız merhum Âkif ve Ferid Bey’in hakkında çıkan başka bir şâyia varmış: “*Burada önemli bir hususa dikkat çekeyim. Çok kıymet verdiğim bir zatın enteresan bir hatası ile karşılaştım. Kendisi, bir yerde bu yemin meselesine atıfla, merhum Akif’in, arkadaşı Ömer Ferid Kam tarafından Mason derneğine kaydettirilmek istendiği, Akif’in Masonluğun gizlilik ve kesin itaat ilkesine karşı böyle cevap verip, reddettiğini söylüyor ve kaynak olarak da M. Ertuğrul Düzdağ beyi veriyordu. Düzdağ hocamıza bu meseleyi sordum. Kesinlikle, Ne Akif, ne de Ferid bey için böyle bir şey mevzubahis olmadığını söyledi. Bu zuhulü de buraya almak ihtiyacı duydum.” Bu bilgi Salih Okur tarafından soruşturularak mesele tasrih ediliyor. İnternette gördüğüm bu satırlardan SY haberdar mıydı, bunu da alıp kitabında kullanır mıydı, bilmiyorum. Ama bulduğu, ya da kulağına fısıldanan her bilgiyi, doğruluğunu fazla araştırmadan kitaba aktarıp kendince yorumladığını gördükten sonra, bunu yapacağı ihtimalini zayıf bulmuyorum. İlim ve edebiyat sâhâsında büyük bir şöhret sahibi olan Ömer Ferid Kam fevkalâde zeki mümtaz ve müstesnâ bir şahsiyet olduğu kitaplarda yazılı olduğu gibi, internette de hakkında bilgiler mevcut. Nette http://www.turkcebilgi.com/Ferid Kam sitesinde biyografisi anlatılırken şu cümleler dikkatimi çekti: “Köprülü Fuad, İzmirli İsmail Hakkı, Şerafeddin Yaltkaya, Mehmed Ali Ayni ve akradaşlarının; “… Din eski şekillere bağlı kalamaz. Türk Demokrasisinde, din de muhtaç olduğu inkişafı göstermelidir. Camilere, elbise askıları, sıralar konmalı, içeriye ayakkabı ile girilmelidir. İbadet lisanı Türkçe olmalı; ayetler, hutbeler Türkçe okunmalıdır.Camilere müzik aletleri konmalıdır. Hutbeleri imamlar değil din filozofları okumalıdır… vb.” şeklinde hazırlanan rapora imza atmalarını eleştirmiş ve bu rapora şiddetle karşı çıkanlardan biri olmuştur. Onların reformist, yenilikçi hareketlerini tenkid etmiştir.” Bu teklif İslâm’ı boğmak, budamak, deforme etmek için bir âdây-ı din, dönme veya hizmetkârı için kaçırılacak bir fırsat değildi. Buna karşı çıkan birisinin üzerine sabataycılık veya destekçilik tozu kondurmak mümkün müdür? İnsanların ne olduklarından ziyâde ne yaptıkları daha mühim değil mi? Aslı Çankırı’lı olan Dr. Ahmet Muhtar Paşa’nın oğlu Ömer Ferid Kam’ın oğlu da, musîki âleminde, erbabınca mâlûm ve meşhur olan fâzıl bir zat olan Rûşen Ferid Kam’dır. Bir fikir vermesi bakımından tercüme-i hâlini şu sitede okuyabilirsiniz. Bir insanın özel ilgi alanına girmiyorsa, bu isimleri duymuş olması bile imkânsızdır. Maalesef nesillerimize değerli şahsiyetler tanıtılmıyor. Hâfızalar bir sürü lüzumsuz topçu-popçu adlarıyla doldurulup, bize örnek ve önder olacak isimlere yer bırakmıyorlar. Hatta, kazâra bilinecek olsa, önceden leke sürülüp bednâmla anılması için böyle hezeyanlar savruluyor. Şimdi, bir kitapta gördüğüm, Ferid Kam’la ilgili bir hâtırayı buraya naklediyorum, kıyası siz yapın. Bu insan Soner’in kitabında yazdığı bir insan olabilir mi? Peygamber-i Zişân’a böylesine mhabbetle bağlı, hürmetkâr ve hassas bir âlim, neyle ve kimle “iç içeymiş”, siz karar verin. “Bir gün [Ömer Ferid Kam] yine bir na’t yazmıştı. Şöyle başlıyordu: Vücûd-ı akdesin âlâdan âlâ Yâ Resûlallah Cemâlindir tecelligâh-ı kalb-i Mevlâ Yâ Resûlallah Mutasavvıfâne olan bu na’tı istinsah ettim. Son beyti şöyleydi: Ferîd-i bînevâyı defter-i uşşâkına kaydet Budur senden niyâz-ı kalb-i şeydâ Yâ Resûlallah Evde akşam yemeğe oturduğumuz zaman, kapı şiddetle çalındı. Elimde peçete kapıya koştum. Bir de baktım ki, Ferid Bey pür-heyecan: “Aman oğlum, ben büyük bir terbiyesizlik yaptım. Yazdığını getir de hemen onu düzelteyim. O büyük bir terbiyesizliktir; Resûlullah’a emr edilip “kaydet” denir mi? Hemen o mısraı şöyle düzelt: “Ferid-i bînevâ da defter-i uşşâkına geçsin” dedi. Ve “hemen şimdi düzelt” diye te’kid edip gitti. Eski hâli ile manzûmenin başkasının eline geçmesinden korkmuştu. (Mâhir İz, Yılların İzi, İrfan Yayınevi, İstanbul 1975, s.148) TÜM AŞIKÂNA HUUUUUUUUUUU......
Gönderilme Tarihi : 20.09.2006 14:44
Gönderen : M. ALİ
“Azamet ve kudrette tek olan, bir tanınan, karanlıklar içinde ışıklar, ışıklar içinde karanlıklar peydâ eden, ölüleri dirilten, dirileri öldüren, yegâne Hālık-ı Zü’l-Celâl’e hamd olsun. O Azîz’dir, zevâl ve fenâdan münezzehdir, O’nun Kıdem’ine bidâyet, Bekā’sına nihâyet yoktur. Ebedîliğinin denizinde, akıllıların akılları gark olup gitmiştir. O’nun hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. Herkes ve her şey O’na muhtâçtır. O’nun hakîkati karşısında âlimler ilimleriyle, ârifler irfânlarıyla hayrân kalmışlardır. Biliriz ve bildiririz ki, Allah’tan başka yoktur tapacak. Biliriz ve bildiririz ki, gerçekten de Hazret-i Muhammed Allah’ın kulu ve rasûlüdür. Salât ile selâmım Hazret-i Muhammed’e: O, Enbiyânın Seyyidi, Etkıyânın İmâmı, Rûz-i cezâ’da ümmetin şefâatçisidir ve Semâya urûç edenlerin, seçilenlerin en hayırlısıdır. O’na, O’nun pâk nesline, inanarak O’nu görenlere, bilhassa,sıdk u vefâ mâdeni Hazret-i Ebû Bekir Sıddîk’a, doğru ile yanlışı ayırt eden, Hattab oğlu Hazret-i Ömer’e, hilim, hayâ ve iki nûr sâhibi Hazret-i Osman’a, kılıç ve cömertlik sâhibi Ebû Tâlib’in oğlu Hazret-i Ali’ye, bütün muhâcirlere, ensâra, emîn adamlara çok çok salât u selâmlar olsun.” (Mecâlis-i Seb’a, 3. Meclis) ORTALIKTA YİNE NE İDÜĞÜ BELLİ OLMAYAN FİTNE TOHUMLARI EKMEYE ÇALIŞAN NESLİ SOYU SOPU BELLİ OLMAYAN ALLAH, PEYGAMBER, ŞERİAT, EHL-İ SÜNNET, TASAVVUF, TARİKAT VE HAZRET-İ PÎR DÜŞMANLARI DOLAŞIYOR. SONER YALÇIN'IN NE HALT OLDUĞUNU BİLMEYEN YOKTUR. HERKEZ BİLİYOR DA NEDEN BU ADAMA BİR KİŞİ ÇIKIP DA CEVAP VERMEZ ANLAYAMAM... HİÇ ŞÜPHESİZ Kİ CEVABI HAZRET VERECEKTİR. EYVALLAH... İLLA HUUUU....
Gönderilme Tarihi : 20.09.2006 14:30
Gönderen : Yunus Emre
Site Hz.Mevlanayı tanımayanlara tanıtacak,tanıyıp sevenlere de daha çok sevidirecek bir özelliğe sahip bence.Elinize yüreğinize sağlık.
Gönderilme Tarihi : 20.09.2006 12:56
Gönderen : BÜLENT CANTÜRK
böyle güzel bir siteyi hazırlayıp bizlere sunduğunuz için öncelikle bütün emeği geçenlere sonsuz teşekkürler.sitenizi hergün ziyaret etmekteyim.sağolun, varolun.
Gönderilme Tarihi : 19.09.2006 10:26
Gönderen : dem bu dem
GÖNÜLLERİ FETHETTİNİZ
Gönderilme Tarihi : 15.09.2006 22:46
Gönderen : Adnan TANUR
Konya ve Mevlana için bulunmaz güzellikteki bu siteniz için ne kadar teşekkür etsem az gelir.İnanıyorumki bu güzellikler uzun yıllar devam eder.Bu güzel hizmetlerinden dolayı sabır deryası arkadaşıma başarılar diler saygılarımı sunarım.
Gönderilme Tarihi : 15.09.2006 09:43
Gönderen : Sn. Webmaster
Sn. Nihat Bey'in göndermis oldugu yazi elinizde ise sizlerden foruma tasimanizi rica etsek. Umarim bu ricamizi kirmazsiniz.
Gönderilme Tarihi : 14.09.2006 14:59
Gönderen : Sn Nihat Bey'e
Sn Nihat bey gönderdiginiz yazi her ne kadar gorunmemis bile olsa ilgi ve alakaniza tesekkur ederim. Eger sizce bir sakincasi yoksa telekom@chinesecool.com mail adresine bu yaziyi gönderirseniz bilgilerinizden istifade edecegimizi bilmenizi isterim.Veya forum sayfasina asarsaniz kiymetli goruslerinizi o da makbule gecer saygilarimla
Gönderilme Tarihi : 14.09.2006 14:52
Gönderen : Nihat bey
Sayın Site yöneticilerine ve siteyi kuran can kardeşlerime sevgim ve saygım tamdır. böyle bir siteyi kurdukları için onlara teşekkür ediyorum . Yazımı yayınlamadıkları için özür diliyorlar asıl ben onlardan özür dilemeliyim. eğer bir daha uzun yazı yazacak olursam Semazen Forumu kullanacağım . Efendi -2 kitabı gerçekten beni çok yaraladı çok üzdü kahretti . inşaallah sizlerde ilmi cevaplar verirsiniz Şunu da unutmayalım ki Bir velinin kalbine girmek İnsanı Cennete götürür. çünkü Kalp nazargah-ı ilahidir. Cenab-ı Hak hepimizi Affetsin Hazretİ Pirin kalbinde kılsın ismimizi. Amin
Gönderilme Tarihi : 14.09.2006 14:17
Sonuçlar : [ 1 ] - [ 2 ] - [ 3 ] - [ 4 ] - [ 5 ] - [ 6 ] - [ 7 ] - [ 8 ] - [ 9 ] - [ 10 ] - [ 11 ] - [ 12 ] - [ 13 ] - [ 14 ] - [ 15 ] - [ 16 ] - [ 17 ] - [ 18 ] - [ 19 ] - [ 20 ] - [ 21 ] - [ 22 ] - [ 23 ] - [ 24 ] - [ 25 ] - [ 26 ] - [ 27 ] - [ 28 ] - [ 29 ] - [ 30 ] - [ 31 ] - [ 32 ] - [ 33 ] - [ 34 ] - [ 35 ] - [ 36 ] - [ 37 ] - [ 38 ] - [ 39 ] - [ 40 ] - [ 41 ] - [ 42 ] - [ 43 ] - [ 44 ] - [ 45 ] - [ 46 ] - [ 47 ] - [ 48 ] - [ 49 ] - [ 50 ] - [ 51 ] - [ 52 ] - [ 53 ] - [ 54 ] - [ 55 ] - [ 56 ] - [ 57 ] - [ 58 ] - [ 59 ] - [ 60 ] - [ 61 ] - [ 62 ] - [ 63 ] - [ 64 ] - [ 65 ] - [ 66 ] - [ 67 ]
NİYAZ
M. Faik Özdengül
Abdestin hakîkatine dâir
Cuma Mektupları
Mevlana’dan beslenme öğütleri
İsmail Güleç
TASAVVUF KAPILARI AÇMAKTIR
Mahmut Erol Kılıç
DERVİŞ GÖNÜLSÜZ GEREK
Muhsin İlyas Subaşı
HZ. MEVLÂNÂ'YA GÖRE RAMAZAN VE ORUÇ
Editör'ün Seçimi
Mevlevî
Mehmet Demirci
GERÇEK VE SAHTE DİN REHBERLERİ
Misafir Yazar
MESNEVÎ HİKÂYELERİ ÜZERİNE
Nuri Şimşekler
Vefâ
Ö. Tugrul İnançer
Mevlâna ile aramızdaki engeller...
Adnan K.İsmailoğlu
Hz. Mevlânâ’dan Nasîhatler
A.Selâhaddin Çelebi
MEVLÂNA DERGÂHI POSTNİŞİNLERİ
Yakup Şafak
Küfürle İmân
H. Nur Artıran
DERVİŞ II
Mehmet Fatih
Mesnevi Dersleri Aramak
M. Sait Karaçorlu
Tevekkül
Cemalnur Sargut
Sahte Şeyhler
Editör'den
MEVLÂNA’DA AŞK ESTETİĞİ
İsmail Yakıt
Mevlâna'yı Anlamayanlar
Tarihten Bir Yaprak
Mevlevilik
Sezai Küçük

Asitâne Mevlevi Kültür Dergisi

Anasayfa | Hakkımızda | Site Haritası | İletişim | E-mail
Semazen.net'in resmi web sitesidir.
Web sitemizin dışında farklı sitelere yönlendiren linklerin içeriklerinden Semazen.net sorumlu tutulamaz.
Copyright © 2005, Tüm Hakları Saklıdır.
Sayfa oluşturma zamanı: 0.0355 sn.
Programlama: CMBilişim Teknolojileri Görsel Tasarım: Capitol Medya