DOSTLUĞUMUZ NE KADAR SAMİMİ?

A+
A-

DOSTLUĞUMUZ NE KADAR SAMİMİ?

Dostluktan söz açınca akla en önce sevgililer sevgilisi Hz. Peygamberimiz ve Hz. Mevlana gelir. Her ikisinin de sulandığı kaynak, Kur’an’dır.

Eskimeyen, pörsümeyen, özelliğini kaybetmeyen ve miadını doldurmayan dostluklar; Ya olduğu gibi görünür, ya göründüğü gibi olur. Kendisi için istediğini, başkaları için de ister. Sevgilerinde riya yoktur, olamaz. Sözleriyle, işleriyle, davranışlarıyla, her hal ve şartta dostları için canlarını verirler.

Mevlana, dostlukla ilgili olarak şunları söyler:

“Yüreğine bir gül yolluyorum, gülüşlerimden. Sesi sevdadır suskunluğun, suskunluğuna sevdalandığım dost. Yüreğinin gülüşlerinde sakla beni.”

“Bizim ömrümüzde ırmaklar vardır, sularında hayallerimizi yüzdürdüğümüz. Bizim ömrümüzde dostlarımız vardır, günlerimiz ayrı geçtiğinde üzüldüğümüz…”

En iyi ayna eski bir dosttur!

İyi bir dost terapiden ucuzdur!

Olgun bir adamı dost edinmek isterseniz eleştirin, basit bir kimseyi dost edinmek isterseniz övün…”

Az Bulunuyor!

Gezsen eğer şarı, bulurum diye,
Nefsini bilenler az bulunuyor.
Dolaşsan diyarı alırım diye,
Tortusuz kalanlar az bulunuyor!

Kılık ve kıyafet adam etmiyor,
Riyakâr konuşma lezzet katmıyor,
Harbî olmayan söz özde tutmuyor,
Vefakâr olanlar az bulunuyor!

Derunî dilli can tefekkür eder,
Hasbî halli insan tezekkür eder,
Hak aşkıyla dolan teşekkür eder,
Rayiha salanlar az bulunuyor!

 

 Vuslata Erer! 

Yandıkça yanar, aşk içimde kor,
Çaresin bulan, vuslata erer,
Sevgiler ateş, muhabbet dekor,
Cananın bilen, vuslata erer!

Hala ararım, derya içinde,
Bir haller oldum, dünya içinde,
Dengem kaybettim, hülya içinde,
Mevla’sın bulan, vuslata erer!

Adını anar, rengim sararır,
Sol yanım kanar, benzim kararır,
Güvenmem asla, nefis kabarır,
Nefsin taşlayan, vuslata erer!      (13 NİSAN 2026)