İkinci Bir Dergâh mı?

A+
A-


Tasavvuf geleneğimizde “Dergâh” sıradan bir yapı adı değildir. O kapı; bir pîrin makamı, irşadın merkezi ve bir tarikatın kalbinin attığı yerdir. Mevlevîlik söz konusu olduğunda ise bu kavramın dünyadaki tek bir karşılığı vardır: Hz. Mevlâna Dergâhı.
Konya’mızda bugünlerde yeni bir heyecan, bir o kadar da tartışma var. Şehrin yerel yönetimi, Hz. Mevlâna Dergâhı’nın hemen yanı başında yeni bir yapı yükseltiyor: “Mevlevi Dergâhı.”

Kuşkusuz, Konya’nın ruhuna uygun mekanların ihya edilmesi takdire şayandır. Başka şehirlerde restore edilen Mevlevihaneleri gördükçe “Neden Konya’da bu ruhu yaşatan bir mekan yok?” diye hayıflandığımız günler çok olmuştur. Ancak temel atma töreninden bu yana kullanılan dil ve seçilen isim, bizleri derin bir düşünceye sevk ediyor.

İsim mi, İddia mı?

Hz. Mevlâna’nın huzurunda, onun makamının yanı başında ikinci bir “Dergâh” ismi kullanmak; hem tarihsel hiyerarşiye hem de bu kapının edebine ne derece uygundur? Danışmanları Sayın Belediye Başkanlarımıza bu hassasiyeti nasıl aktardı bilemiyoruz ama Türkiye ve Konya’da, elhamdülillah hâlâ ehli-ilim ve ehl-i irfan vardır. Sormak, danışmak ve doğrusunu aramak ayıp değil, bir şehir kültürü gereğidir.

Turistik Dekor mu, İrfan Mekanı mı?

Daha da önemlisi, bu mekanın içeriğine dair endişelerimizdir. Yapılan açıklamalar, buranın “yaşayan bir Mevlevihane” olacağı yönünde. Fakat bizlerin korkusu; buranın irfandan yoksun, sadece turistlerin sosyal medya için fotoğraf çektireceği, kostümlü figürlerin boy göstereceği ve semanın sadece bir “gösteri seansı”na indirgeneceği bir vitrin haline gelmesidir.
Bizim arzumuz; buranın tabelasından ruhuna kadar gerçek bir Mevlevihane olmasıdır. İçinde Mevlevîliğin o meşhur 18 hizmetinin günümüze uyarlanarak anlatıldığı, semanın bir sahne şovu değil bir yaşam biçimi olarak gösterildiği, edep ve erkânın öncelendiği bir okul olmasıdır.

Sayın Başkanlara Çağrımızdır

Gelin, yol yakınken bu yanlıştan dönelim. Hz. Mevlâna Dergâhı’nın gölgesinde başka bir “Dergâh” ismi eğreti durmaktadır. Bu projenin adını “Mevlevihane” olarak düzeltin. İsimde yapılacak bu küçük değişiklik, hem Hz. Pîr’in makamına olan saygının bir nişanesi olacak hem de şehrin manevi mirasını doğru bir zemine oturtacaktır.

Konya, sadece turist ağırlayan bir durak değil; bir medeniyetin, bir edebin merkezidir. Bu hassasiyeti korumak hepimizin boynunun borcudur.