“Kültür ve Edebiyatımızda Mevlana” Konferansı

A+
A-

Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Namık Kemal Amfisi’nde düzenlenen konferansın açılış konuşmasını Mevlana Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Nuri Şimşekler yaptı. Şimşekler, “1985 yılından bu yana her yıl düzenli olarak seminerler, konferanslar, ulusal ve uluslararası sempozyumlar, kongreler, paneller düzenleyen Selçuk Üniversitesi, Mevlana ve Mevlevilik külliyatına ciddi bir katkı sunuyor” dedi.

Edebiyat Fakültesi Dekan V. Prof. Dr. Ali Temizel de “Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu bürokratik, ilmi ve manevi tecrübesiyle bizlere her zaman yol gösterici oldu” diye konuştu.

Konferansa konuşmacı olarak katılan Kırıkkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu ise “Doğuyu batıyla buluşturan Hz. Mevlana; insanları ve dilleri bir araya getiriyor. Hz. Mevlana, bizlere genç ve diri kalmayı, neşeli olmayı öğretiyor. Gönül dünyasını canlı ve diri tutanlar daime gençtir ve diri kalacaktır. İnsanoğlunun büyük özellikleri ve becerileri var. Öncelikle bunları hatırlamak önemli. Türkistan’dan, Horosan’dan gelen bir kültür, 1200’yü yıllarda Anadolu’da coşarak devam ediyor” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu konuşmasında Mesnevi’den seçtiği beyitler üzerinden Hz. Mevlânâ’nın insan merkezli bakış açısını ve “gönül medeniyeti” penceresini yorumladı. Konuşmada Hz. Mevlânâ’nın insanı kendi iç alemini keşfetmeye yönelten mesajları öne çıktı.

Karaismailoğlu, Hz. Mevlânâ’nın “Bu dünya kapıcıdır; gönül ise ırmak gibidir; bu dünya odadır, gönülse şenlenecek şehirdir” sözleriyle insanın kendi iç dünyasını unutmaması gerektiğini dile getirdi. Mesnevi’den örneklerle gönül zenginliğinin, insanın sahip olduğu en büyük imkân olduğunu vurguladı. Karaismailoğlu, Hz. Mevlânâ’nın “Başının üstünde ekmek dolu bir sepet var, sen ise kapı kapı ekmek istiyorsun” benzetmesiyle insanın sahip olduğu değerleri göremediğini anlattığını yansıttı. Bu örneklerin Hz. Mevlânâ’nın insanı kendine yönelmeye çağıran güçlü çağrılarını barındırdığını belirterek: “Atın altında at arayan kişiye verilen cevap aslında çağlar ötesi bir uyarı niteliğindedir. İnsan, sahip olduklarının farkına varmadığı sürece kendini eksik hisseder.”

Karaismailoğlu, Mevlânâ’nın yalnızca bir mutasavvıf değil, aynı zamanda güçlü bir edebiyat ve kültür şahsiyeti olduğunu belirtti. Mesnevî’nin hikâye diliyle insanın ruhuna dokunan yapısının, Hz. Mevlânâ’nın çağları aşan etkisini açıklayan önemli bir unsur olduğunu ifade etti.

Selçuk Üniversitesi Mevlana Araştırmaları Enstitü Müdürü Prof. Dr. Nuri Şimşekler ve Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Temizel tarafından Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu’na teşekkür belgesi ve plaket takdimi gerçekleştirildi.