Sessizlik

Prof. Dr.

 

bkemikli@gmail.com

 

Sivas’ta doğdu. 1990 yılında Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’nden mezun oldu. Ürdün Üniversitesi’nde, Londra Üniversitesi’nde ve Saraybosna Üniversitesi’nde araştırmacı olarak bulundu.

 

1996–1998 tarihleri arasında TRT Türkiye’nin Sesi Radyosu’nda “Çocuklar İçin” adlı bir dizi eğitim ve kültür programı hazırladı. TRT’nin bazı kültürel ve tarihi belgesellerinde danışmanlık ve metin yazarlığı yaptı.

 

1998 yılında “Doktor” unvanını aldı. 2002 yılında Doçent, 2008 yılında Profesör oldu. Ankara Üniversitesi, Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Süleyman Demirel Üniversitesi ve Uludağ Üniversitesi’nde görev yapan Prof. Dr. Kemikli, DPÜ İlahiyat Fakültesindeki görevinin ardından Uludağ Üniversitesi’ndeki görevine geri dönmüştür.

A+
A-

Sessizlik

Hep bir sessizliktir aradığım. Sessizlik, sessizlik… Sessizlik.

Sessizliğin dalgalarına salı vermek isterim yüreğimi, dalgalarla kanatlansın, dalgalarla coşsun, dalgalarla yücelsin. Açılsın açılabildiği kadar, yüreğim, düşüncenin ve ince hayalin enginlerinde. Gece yolculuğu gibi… Bir çıkış, bir yöneliş.

Bütün kelimelerin bittiği, tükendiği konuşmaların, özlemlerin ve beklentilerin; muradın tükendiği yere çıkmak isterim. O yer ta uzaklar da mı? Yoksa beride, çok beride mi? Yakınlarda mı? Bilemem. Bir çıkıştır, bir yükseliş, bir eriş… Çıkmak, yükselmek, ermek isterim.

Bilirim; ne kelimeler tükenir, ne harfler ve ne de söz. Asıl söz, sözün bittiği yerde başlar. İnsan, öyle sanıyorum ki, söz olur… Baştan sona söz… Bakışlar konuşur; duruşlar, kalkışlar, duyuşlar ve dokunuşlar… Söz olmak isterim. Bir kelime. Bir harf. Belki bir nokta… Noktada sonsuzluğa ermek… Noktada kendim olmak; farka ermek!

Hep bir sessizliktir aradığım. Lakin benim sessizliğim baştan sona cümbüştür, cilvedir, nazdır, edadır. Coşkunluk. Tıpkı dalgaların tınısı gibi… O ahenk, o ses, o dinginlik. Bir şenlik. Çoğu kimseler bilmez, gerçek şenliğin sessizlikte olduğunu. Bakmayın bu bir birine zıt kelimelerle konuşmama; farkındayım ne istediğimin: Sessizlik, sessizlik… Sessizlik.

Hani o dağların eteklerinden fışkıran serin pınarlar vardır. Eğilip kana kana sularını içtiğimiz pınarlar. Sade, yapmacıksız ve berrak… Tatlı. Serin. İçene haz veren, güç veren, kuvvet veren sular. Tıpkı bunun gibidir, aradığım sessizlik. Serin sular gibi kana kana sessizliği içmek, serinlemek ve yücelmek isterim. Çünkü bilirim; sevgili, sessizler sokağındadır. Kû-yı yârdır sessizlik. Onunla sessizce konuşulur. Ona sessizce erilir. Sessizlikteki coşku, bu erişin coşkusudur. Sessizlikteki şenlik, bu semte varışın şenliğidir. Sessizliğe varış, düğündür, bayramdır. Bu yüzden ben, hep sessizliği ararım. Sessizlik, sessizlik… İlla sessizlik.

bkemikli@gmail.com

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR