747. vuslat gecesi

Prof. Dr.

mehdemirci@hotmail.com

www.mehmetdemirci.org

 

ÖZGEÇMİŞİ:

1942’de Konya’nın Bozkır ilçesine bağlı Kovanlık köyünde doğdu. Konya Akçeşme İlkokulu ve Konya İmam-Hatip Okulu’nda okudu. 1965’te İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü’nden mezun oldu. Orta dereceli okullarda iki yıl öğretmenlik yaptı. Tasavvuf Tarihi dersi için yapılan sınavla, 1969 sonlarında İzmir Yüksek İslâm Enstitüsü’ne atandı. Enstitü 1982’de Dokuz Eylül Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’ne dönüştü.

 

1984″te “doktor” unvanı aldı. 1987’de “doçent”, 1994″te “profesör” oldu. İlâhiyat Fakültesi’nde 40 yıla yakın Tasavvuf dersleri okuttu.

 

Öğretim üyeliği yanında, çeşitli zamanlarda Fakülte Kurulu üyeliği, İlâhiyat Meslek Yüksekokulu Müdürlüğü, Temel İslam Bilimleri Bölüm Başkanlığı görevlerinde bulundu.

 

Kazakistan’da Hoca Ahmed Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi’nde 6 ay öğretim üyeliği yaptı.
Mayıs 2009’da emekli oldu.

 

TRT radyosunda uzun yıllar Ramazan için kuşak programlar yaptı. Hâlen İzmir Yeni Asır gazetesinde haftada iki gün köşe yazısı yazmaktadır.

 

İletişim

E-Mail: mehdemirci@hotmail.com

 

Telif Kitapları:

Yûnus’ta Hak ve Halk Sevgisi

Türkistan Notları

Yahya Kemal ve Mehmed Akif’te Tasavvuf

Hz. Mevlânâ ve Mevlevî Kültürü

Sorularla Tasavvuf ve Tarikatler

İbâdetlerin İç Anlamı

Gönül Dünyamızı Aydınlatanlar

Nûr-i Muhammedî

Mesnevi Hikâyelerinden Dersler

Hadislerle Tasavvuf Kültürü

Tarihten Günümüze Tasavvuf Kültürü-Makaleler

Tarihi-Tasavvufi Menkıbeler ve Yorumları

40 Levha 40 Yorum

İyiler ve İyilikler

Çeviri ve yayına hazırladıkları:

Nurlar Hazînesi (İbn Arabî’den çeviri 101 Kudsî Hadis)

Osmanlı Tasavvuf Kültürü (Kasîde-i Tâiyye Şerhi, İbn Fârız-Ankaravî)
 

A+
A-

Şeb-i arus (z ile değil s ile) düğün, vuslat, kavuşma gecesi demektir. Hz. Mevlana’nın vefat günü için kullanılan bir sözdür. Bundan 747 yıl önce vuku bulan bu olay vesilesiyle her yıldan farklı olarak korona salgını yüzünden bu sene de Konya’da, sema töreni sadece 2 gün yapılıyor. Bu 17 Aralık vesilesiyle ben de Hz. Mevlana’nın en çok okunan eseri Mesnevi’den kısa bir hikaye ve açıklamasını sunmak istedim. Hikaye şöyle:

Hak Taala Hz. Musa’ya: “Ya Musa bana günahsız bir ağızla dua et,” diye buyurdu. Musa, “Yarabbi bende öyle bir ağız yok ki, sana nasıl günahsız bir ağızla dua edeyim,” dedi.

Bunun üzerine Yüce Allah: “Başkalarının ağzıyla dua et çünkü sen başkalarının ağzıyla günah işlemiş olmazsın, öyle hareket et ki diğer insanlar gece gündüz sana dua etsinler. Veya kendi ağızını temizle, Allah’ın adı temizdir onu zikreden ağız temizlenir. Temizlik geldi mi pislik, pılısını pırtısını toparlayıp gider.

Zıtlar, zıtlardan kaçar. Ziya parladı mı gece kalmaz. Ağza temiz bir ad gelince de ne pislik kalır, ne gamlar, kederler.” (Mesnevi, c. III, beyit: 180-188)

DUANIN GÜCÜ

Hikayemizde üç konu dikkati çeker.

Temiz bir ağızla dua etmek, başkalarına iyi davranarak onların duasını almak, Allah’ın adını anıp O’nu zikrederek ağzını manen temiz hale getirerek ve o ağızla dua etmek.

Dua, kısaca, kulun Allah’a yönelerek, O’ndan dilek ve istekte bulunmasıdır.

Allah’tan her şey istenebilir. Beden ve ruh sağlığı, dünya ve ahiret mutluluğu için dua edilebilir. Hastalıktan, tabii afetten, yoksulluktan, saptıran zenginliğin zararlarından nefis ve şeytandan sıkıntı ve üzüntüden korunma gibi konularda dualar vardır. Dua insanın Allah’a kulluk faaliyetlerinin esas unsurudur.

Gerek ihtiyaçlar ve hatalar yüzünden Allah’a başvurmak, gerekse nimetleri sebebiyle O’nu hatırlamak ve anmak, kişide psikolojik bakımdan bir rahatlık, huzur ve mutluluk doğurur; insan yalnız olmadığını, kendisini görüp gözeten bir yüce varlığın mevcudiyetini daha yakından hisseder.

TEMİZ AĞIZLA DUA

Temiz bir ağızla dua etmek ne demektir? Hikayede bu şöyle açıklanmıştır:

“Öyle hareket et ki diğer insanlar gece gündüz sana dua etsinler.” Duanın burada bireyi aşıp toplumsal bir mahiyet kazandığı görülür. İslam kişiseli olduğu kadar sosyal bir dindir. Dinimiz yardımlaşmayı, isarı, diğergamlığı alabildiğine teşvik eder. Bu durum dayanışmayı ve toplum bünyesinin güçlenmesini sağlar. Peygamber Efendimiz şöyle der:

“Mü’minin mü’minle durumu yapı taşları birbirine sıkıca bağlanmış bina gibi olmalıdır. Bütün mü’minler birbirini sevmekte, birbirlerine merhamet etmekte, birbirlerine şefkat gösterme hususunda bir vücut gibidirler. O vücudun bir organı hastalanınca bedenin öteki organları onun acısını ve ateşini aynen duyarlar.” Temiz bir ağızla dua etmenin farklı bir görünüşü de başkaları için dua etmektir.

Benim başkası için yapacağım samimi bir dua, temiz ağızla yapılmış sayılır, çünki bir hasbilik taşır, çıkar endişesi söz konusu değildir. Beş vakit namazın ardında, hacda, umrede, mübarek gecelerde sadece kendisi için değil, daha çok başkaları için de yapılan dualar ne güzel davranıştır.

 

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.