Allah, seninledir

A+
A-

 

Bülbülâ dîvân-ı aşkdan bir varak naklet bize
Tâ safâ vere safâdan açıla gülzâr-ı hû

Öylesi bir zevkle başlayalım açılmaya yâ hû


Me-kon râz-ı merâ ey cân fesâne
Şenîdestî “Mecâlis bi’l emâne”

Yapma gizli şeyimi ey cân efsâne
İşitmişsindir: “Meclislerde emâne”

Ey can,
Sırrımı dillere destan eyleme; duymuşsundur;
“Yüce meclisler emanet yeridir” öyle deme orta yerde…


Şenîdestî ki “Ed-dînu en-nasîha”
Nasîhat çîst? Cesten ez miyâne

Yine işitmişsindir ki “Din içtenliktir”
Nedir içtenlik: Ara yerden çekilmektir


Şenîdestî ki “El-furka azâb”
Firâkeş âteş âmed bâ zebâne

Yine işitmişsindir ki “Ayrılık olmuştur azâb”
Hele onun ayrılığı, alevden bir dil; aman yâ rab


Çü “Lâ te’sû alâ mâ fâte” goftest
Nemî-erzed be renc-i dâm dâne

“Geçip gidenlere üzülmeyin” dedi mâdem
Tuzak zahmetine değmez işte bu yem

Madem Hak Teala kitabında “Geçip giden şeyler için üzülmeyin, gayb ettiğinize gam yemeyesiniz” buyurdu; o halde tuzağın dânesi uğruna, çekilen eziyete değmez; geçmişin kaygısını taşıma da geçmiş olsun.


Çü fermûdest Hakk ki “Es-sulhu hayr”
Rehâ kon mâ-cerâ râ ey yegâne

Mâdem “Her barışta var hayr” buyurdu Hak
Ey biriciğim, geçenden geç de uzlaşmaya bak

Madem Allah ‘Barış, olanla uzlaşmak hayırlıdır’ diye buyurdu; ey yegâne sevgili, olup bitenleri artık geride bırak, kaçınılmaz olarak olan olmuş, ölen olmuş oldu.


Helâ ber-ceh ki “Ennellâhe yed’û
Garîbî râ rehâ kon rov be hâne

Haydi ayaklan, kesin davet Allah’tan buyur
Garipliği bırak da gel hâneye var buyur

Haydi kalk!
Zira Allah cennete, şimdi burada hazır bulunan huzura çağırıp duruyor; gurbeti bırak, yalnızlığı terk et; asıl asıl yurduna dön, cennet evine hicret et.


Rehâ kon hırs râ ki “El-fakru fahrî”
Çirâ mî-neng dârî zîn nişâne

Hırsı terk et, işit işte ayeti: “El-fakru fahri”
Sen niçin bu nişâneden ar ettin ey sevgili

Hırsı bırak çünkü O Yüce Sultan ‘Fakirlik benim övüncümdür’ buyurdu; neden bu yüce nişandan ar duyup utanırsın a güzel?


Çü reh bogoşâd “Ebîtu inde Rabbî”
Çi bâşed ger kem âyed hoşk nâne

“Rabbime konuk olurum” sözü yolu açmıştır mâdem
Ne olurmuş bir kuru ekmek eksik olsa nevâleden

Madem O, ‘Rabbimin katında gecelerim, O beni yedirir içirir’ diyerek yol gösterdi;
Ne çıkar şu bir günlük rızık, kuru ekmek azıcık az gelse, üzülmeye değer mi hiç?


“Tecellâ Rabbuhû” nî kem zi kûhî
Be-hân ber hod me-hân în râ fesâne

“Rabbi tecelli etti dağa” denmiş; eksiğin yok bir dağdan
Canlı oku bu ayeti kendine, sanma kuru masallardan

Rabbinin dağa tecellisi karşısında sen bir dağdan aşağı değilsin ya?
Bu sözleri kendine oku, kendine uygula; bunları boş bir masal sanma ama.


Hudâ bâ to est hâzır “Nahnu akrab”
Der ân zolfî vü bî-âgah çü şâne

“Yakın, daha yakınız” diyen, heman hazır sende işte
Oysa sen tarak gibi saçlara dalmışsın farkında ol işte

Allah seninledir, her an hazırdır; ‘Biz ona şah damarından yakınız’ sırrınca;
Sense tıpkı o zülfün içinde kesrette kaybolmuş, kendinden habersiz bir tarak gibisin.


Velî z-ân zolf şâne zinde gerded
Be-hân Kur’ân ne-sevî tâ “Benâne”

Fakat o saçtan dirilir işte tâze can budur
“Yeniden bina” edilmeyi kitaptan oku dur

Fakat tarak o zülüf sayesinde can bulur, varlığa erer; mahrum kalmamak, bütün benliğinle hakikate ermek için Kur’an’ı oku ta parmak uçlarına kadar…


Çü goftest “Ensıtû” ey tûtî-i cân
Be-per hâmûş ü rov tâ âşiyâne

“Susun” dendi madem, konuşma ey can kuşu
Âşiyâne dek susarak kanat vur, sevgiliyle buluş~u

Madem Hak Teala ‘Okunurken susun ve dinleyin!’ diye ferman buyurdu;
Ey can kuşu! Sessizce kanatlan ve asıl yuvana doğru uç.

VAllahu yed’u ilâ Dari’s-Selâm
Daru’s-Selam’a
Selamet Yurdu’na;
Bağlardan beri
“Gerçek Hayat” iklimine
Çağırmada şimdi Allah!

[Yûnus:25’den]

Divan-ı Şems

Aradığın ben isem
Ben~i tanımak istersen
Şimdi sus
~
İşte!
Sessizliğimin açık kollarındasın.

Yok eğer aradığın sen~sen
Sen
Evde
Yoksun
Zâten

 

 

https://www.patreon.com/posts/allah-seninledir-157317344