Sana çekiliyorum
Ez her cihetî tô râ belâ dâd
Tâ bâz keşed be bî-cihâtat
Her yönden sana bela üstüne belâ verdi,
Tâ ki seni yönsüzlüğe çekip çıkarmak isterdi.
[Cenâb-ı Mevlevî’den]
~
Daha demin, pencere açıkken eve iri bir sinek girdi.
Biraz izleyince sürekli dışarı çıkmaya çalıştığını fark ettim
Ne var ki girdiği pencere şimdi kapalı olduğu için
Canı pahasına kendini cama vurmaya devam ediyordu.
Dışarı çıkması için pencereyi yeniden açtım
Ancak pencerenin açık olduğunu fark etmedi
Ve kapalı kısımlara vurmaya devam etti…
Sonunda, doğru yönü anlamasını sağlamak için bir çubuk parçasıyla onu yönlendirdim.
Muhtemelen çubukla vurduğumda korktu ve şimdi canının incineceğini düşündü.
Belki de içten içe bana lanet etti…
Ama tüm bu kargaşanın ve ikili birli oyunların sonunda
Çıkış yolunu buldu ve serbest kaldı.
~
Aklın nice kadir nice bayram gördüyse niye?
Beratın çoktan aşk mürekkebiyle kesildi diye
Aşk,
Aşk için
Aklını
Paramparça ediyor işte
“Ölme” diye…
••
••
•
Rivayet odur ki,
O sinek hâlâ pencerenin dışında, camın öbür tarafındaki bahçede uçuyordur.
Ama bu sefer de, her şeyin güllük gülistanlık olduğu o dış mekâna hapsolduğunu, belki de asıl içerisinin hakikat olduğunu düşünüp, içeri girmek için kapalı cama vuruyordur.
Kim bilir?
Zaten içini dışını bir gören de yok;
Zira perdeyi çok~tan çektim
Çayımı alıp yerime geçtim.
Az önce onu kovalayan çubuk da hâlâ elimdeydi,
Sırtımı kaşımak için pek de güzel bir âlet oldu, doğrusu…
Şimdi düşünüyorum da acaba padişah da seni beni böyle kaşıyor mudur?
~
Duyulur şimdi bir güzel:

https://www.patreon.com/posts/156661059















