Ölüm yok aşkta

[DEM-İ MEVLEVÎ’den]
Dest-i Hayder’den alıp sâfî şarâbı içegel
Sûret-i hâle nazar eyleme sûfî içe~gel
Seni bu hâl-i harâbdan götürürler bir gün
Ölmeden önden ölüp göçmeden önden göçe~gel
Sana vuslat yolunun rehberi aşkın yârın
Âna yâr ol da ko ağyârı yârdan geçe~gel
[Hulûsi zevkiyle]
~
Ümmîde sunup her şeb bir şerâb-ı bekâ
Sermest-i safâ eyler kadrîyle sabaha
[A. Kadrî’den]
~
Der ‘ışk ki cüz mey-i bekâ horden nist
Cüz cân dâden delil cân borden
Goftem ki: Torâ şinâsem angeh mîrem
Goftâ ki: Şinâsi-yi merâ morden nist
Mey-i bekâdan özge içecek yok aşkta
Hep yaşamaya, tek ölmekten öte yol yok aşkta
Dedim: Seni tanısam tek sonra ölsem ya
Dedi: “BEN~i” tanıyana ölüm yok aşkta
[Cenâb-ı Mevlevî’den]
Birden bu ayrılık, ikilik neden oldu acep?
Buluşup sarılabilelim tek diye oldu hep…
Bak dinleniyor şimdi bir güzel:
https://benolanben.com/dinle/baska&1527















